Connect with us

GÜNDEM

Cumhurbaşkanlığı: “Üstel’in görevlendirilmesi sorumluluk bilinci ile alınan bir karar”

Published

on

 Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın UBP Girne Milletvekili Ünal Üstel’i yeni hükümeti kurmakla görevlendirmesinin arından UBP Parti Meclisi’nin bugün oy birliğiyle Ünal Üstel’i hükümeti kurmakla yetkilendirmesini, “ülkenin içerisinden geçmekte olduğu olağanüstü koşullarda, ülke siyasetinde istikrarın yeniden vuku bulması bağlamında sorumluluk bilinciyle alınan bir karar” olarak nitelendirdi.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tatar’ın Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiye dayanarak UBP Girne Milletvekili Ünal Üstel’i yeni hükümeti kurmakla görevlendirdiğini yineledi.
Cumhurbaşkanlığı, “Yaşanan sürecin hukuka uygun lakin ‘meşru’ olmadığını, ortada bir meşruiyet sorunu olduğunu” öne süren Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın açıklamalarını ise “talihsiz” açıklamalar olarak nitelendirdi.
Açıklamada, “Halkın beklediği hizmeti alması, bekleyen yapısal ve güncel tüm sorunların çözümü konusuna Cumhurbaşkanı Tatar’ın geçmişte olduğu gibi bugün de Anayasa’nın kendisine verdiği yetki ışığında gerekli adımları atmaktan imtina etmeyeceği” vurgulandı ve “herkesin sorumluluk bilinciyle hareket ederek ülkeye hizmet için gerekli inisiyatifi alması” çağrısında bulunuldu.
Cumhurbaşkanlığından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şöyle:
“Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiye dayanarak yeni hükümetin oluşumuyla ilgili Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerle geçtiğimiz hafta içerisinde istişarede bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Dr. Faiz Sucuoğlu ile de görüşmesine müteakip, Anayasa’nın 106. maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca UBP Girne Milletvekili Ünal Üstel’i, yeni hükümeti kurmakla görevlendirmesinin arından, UBP Parti Meclisi’nin bugün oy birliğiyle Ünal Üstel’i, hükümeti kurmakla yetkilendirmesi; ülkenin içerisinden geçmekte olduğu olağanüstü koşullarda, ülke siyasetinde istikrarın yeniden vuku bulması bağlamında sorumluluk bilinciyle alınan bir karar olmuştur.
Küresel ölçekte yaşanan ekonomik krizin ülkemize olumsuz etkilerinin azımsanamayacak oranda olduğu bir ortamda, halkımızın beklediği hizmete odaklanarak yapısal sorunlara çözümler üretmek; halkımızın beklediği hizmetlere ulaşması ve uzunca süredir yüce meclisin gündeminde olan tasarıların yasalaşması, sorumluluk sahibi her bir siyasetçinin önceliği olmalıdır.
“CUMHURBAŞKANI TATAR’IN ANAYASA’NIN KENDİSİNE VERDİĞİ YETKİYE UYGUN ATTIĞI ADIM ÜLKE ÇIKARLARINI VE TOPLUMSAL BİRLİĞİ GÖZETEREK GERÇEKLEŞTİ”
Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik’in 30 Nisan tarihinde yaptığı açıklamada altını çizdiği üzere yetkililerin mevzuata uygun karar vererek erken seçime gerek kalmayacak şekilde adım atması, toplumsal çıkar adına son derece büyük önem arz etmekteydi.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Tatar’ın, Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiye uygun attığı bu adımın, içerisinden geçilmekte olan olağanüstü koşulları dikkate alarak ülke çıkarlarını ve toplumsal birliği gözeterek gerçekleştiğini yinelemekte fayda görüyor, içerisinden geçmekte olduğumuz sürecin bazı kişisel menfaat ve beklentilerin bir kenara bırakılarak ülke çıkarlarını her şeyin üzerinde tutulmasını emrettiğini bir kere daha vurgulamak istiyoruz.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Anayasa’ya bağlı, halkına ve vicdanına sorumluluk ilkesiyle hareket etmeye her koşulda devam edecektir.
“KÜÇÜK SİYASİ BEKLENTİLERLE YAPILAN BAZI TALİHSİZ AÇIKLAMALARA BU SÜREÇTE BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜYLE ŞAHİT OLUNMUŞTUR”
Siyaseti sorun çözme makamından ziyade, kaos aracı olarak konumlandıran, kişisel ihtiras, küçük siyasi beklentilerle yapılan bazı talihsiz açıklamalara bu süreçte büyük bir üzüntüyle şahit olunmuştur. CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın, siyasi bir çözümlemede bulunmadan tamamen Cumhurbaşkanı Tatar’ı itibarsızlaştırma gailesiyle yapıldığını düşündüğümüz, toplumsal çıkara hizmet etmeyen iddia ve suçlamaları, küçük siyasi çıkarların toplumsal çıkarların üzerinde tutulmaması gerektiğini bir kere daha bizlere hatırlatmıştır.
Yaşanan sürecin hukuka uygun lakin ‘meşru’ olmadığını, ortada bir meşruiyet sorunu olduğunu öne süren Tufan Erhürman’ın siyasi kimliğini bir kenara bırakarak olaya hukuk akademisyeni zaviyesinden bakması durumunda, meşruiyet kavramının yasaya uygunluk ve yasallık anlamına geldiğini göreceğini belirtmekte, ülke siyaseti ve halkımızın geleceği adına büyük fayda görüyoruz.
Halkımızın beklediği ve hak ettiği hizmeti alması, bekleyen yapısal ve güncel tüm sorunların çözümü konusuna Cumhurbaşkanı Tatar’ın geçmişte olduğu gibi bugün de Anayasa’nın kendisine verdiği yetki ışığında gerekli adımları atmaktan imtina etmeyeceğinin altını çizerken, herkesin sorumluluk bilinciyle hareket ederek ülkeye hizmet için gerekli inisiyatifi alması gerektiğini yinelemekte fayda görüyoruz.”

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM

“7.5 Milyon Euro’nun karşılığında ne verildi?”

Published

on

İş insanı Zeki Ziya, ülkede tartışma konusu olan “Mavi Girne Havayolu” hakkında “KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi

 

 

 

 

İş insanı Zeki Ziya, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’a çok önemli açıklamalarda bulundu…

Kıbrıslı Türk İş insanı Zeki Ziya, son günlerde tüm ülkenin tartıştığı “Milli havayolu Mavi Girne Havayolu” hakkında görüşlerini dile getirdi.

Ziya, “Mavi Girne Hava yolu hakkında yapılan açıklamalar yeterli değildir. Milli kelimesinin tanımının ne olduğunu sormak lazım. Mevcut şirketler milli değil mi? Öncelikle bu milli tanımından vazgeçmek gerekiyor. Bir havayolu şirketinin hangi ülkenin havayoluna kaydı varsa o ülkenin havayoludur. Türkiye Cumhuriyetinin diğer havayolu şirketleri gibi bu da Türkiye’nin şirketidir. Bu ancak bir iştirak olarak tanımlanabilir bunun başka bir açıklaması yoktur. Eğer buradan bir hisse alıyorsanız bunun iştiraki olur. Yapılan açıklamalara göre KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi.

Ziya, “Bu ülkeye yeni havayolu şirketleri kesinlikle girmelidir. Rekabetin artması uçak bileti fiyatlarına yansır ve bu sonrasında topluma yansır. Rekabet bu topluma fayda sağlar ama rekabet ortamı yaratırken birine ayrıcalık tanımamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Havacılık sektörünün çok büyük yatırımlar gerektirdiğinin altını çizen Kıbrıslı Türk iş insanı Zeki Ziya, “Piyasadaki oyunculardan biri senin şirketini yönetecekse bu iş olmaz. Bir şirketin kurulup devam etmesi için 2 yıllık zarar finansman kaynağını da belirlemeniz gerekir. Daha önce bizim iş insanlarımız bir şirket kurmaya niyetlendi ancak THY yöneticileri ile yapılan toplantıda dediler ki 2 yıl 65 milyon dolar zarar bütçesi olması gerekir.  Bunu duyunca çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdiki şirket de sıfırdan girecek ve piyasada yer sağlamak için mücadele edecek. Şirketi başlatmak için harcayacağınız para 30 milyon Euro civarında bir paradır. Bu işin devamı için eşit şartlarda mücadele edecekseniz eğer 150-200 milyonluk Euroluk bir zarar bütçesini karşılamanız gerekir. Eğer yüzde 25 bir hisseniz varsa, bu da 50 milyon Euro’luk bir ücrete denk gelir. Devlet olarak bunu nasıl ödeyecekseniz? Eğer siz bu şirkete bir ayrıcalık tanırsanız, piyasadaki diğer şirketler rekabet kuruluna gider” uyarısında bulundu.

‘Kaynak yok’ söylemlerini eleştiren Zeki Ziya, inşaat sektöründen çarpıcı bir örnek verdi, ‘tek bir şirketin devlete olan vergi borcu 45 milyon sterlindir’ dedi.

Ziya şöyle devam etti:

” ‘Bizim bütçe açığımız var’ diyorlar. Sadece satılan malların tapularından alacakları harçlar, bütçe açığını 10 katıyla karşılar. Bu ülkede şirket vardır, bölgesinin en büyük satıcılarındandır. 7- 8 bin konut satmıştır, 2 bin tanesinin borcu bitmiştir, Buna rağmen bırakın tapu vermeyi, tapu vermek için müracaatı yoktur Tapu Dairesi’ne. Bunun hesabını yaptım verdim. Tek bir şirketin 2 bin konut üzerinden devlete ödemesi gereken tapu harcı, KDV ve stopaj olarak borcu 45 milyon sterlindir. Adam devlete ödemediği 45 milyonla adayı satın almaya çalışır ve Kıbrıslı değildir bu insanlar. Sonradan vatandaşlık verilmiş başka ülke vatandaşlarıdır. Bu başlı başına bir konudur. Müteahhitlerin kendi hesaplamaları tüm herşey toplandığında 950 milyon sterlin civarındadır. Sizin bütçeniz nedir? Sizin paranız orada durur ne almıyorsunuz? Ülke uçar bu paralarla. Ama ülke alacağına sadece şahıslar uçar. Alın size kaynak, hadi hodri meydan.”

Continue Reading

GÜNDEM

3 Yasa tasarısı geri çekildi

Published

on

Cumhuriyet Meclisi gündemine sunulan ve Resmi Gazete’nin 23 Eylül tarihli sayısında yayımlanarak halkın bilgisine getirilen üç yasa tasarısı geri çekildi.

Resmi Gazete’nin dünkü duyuruya göre Vergisi (değişiklik) Yasa Tasarısı, Şans Oyunları Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Şans Oyunları (değişimlik) Yasa Tasarısı Başbakanlığın 24 Eylül 2022 yönetmeliği ile İçtüzüğün 88’inci üzerinden geri çekim görüntüleri.

Continue Reading

GÜNDEM

Tatar: KKTC’nin gelişmesi için çalışmalar sürüyor

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü Başkanı Koray Bozat ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, her türlü temasların artması ve bağların gelişmesi yönünde Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü tarafından yapılan çalışmaları takdir ettiğini belirtti.

Tatar, “üç devlet bir millet” anlayışıyla KKTC’nin mücadelesini sürdürdüğünü ifade ederek, Anavatan Türkiye’nin katkılarının önemine ve New York’taki BM Genel Kurulu’nda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’nin tanınmasına yönelik yaptığı tarihi konuşmasına değindi.

Devlet kurmanın ve yaşatmanın Rum-Yunan zihniyetin engellemelerine rağmen önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve her alanda verdiği desteğin önemine vurgu yaptı.

“Mücadelemizi daha ileriye taşımak için gönül bağımız olan Türk Devletler Teşkilatı’nın üyelerinin ve Türk devletlerinin desteğini almak bizim için çok önemlidir” diyen Tatar, Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olan KKTC’nin gelişmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

– “Azerbaycan ile daha yakın ilişkiler içinde olmak ve münasebetlerimizi geliştirmek en büyük temennimizdir”

Cumhurbaşkanı Tatar şunları kaydetti:

“Biz, ayrı halkı, toprak bütünlüğü, sınırları ile ayrı bir devletiz. Devlet olmanın bütün koşullarını yerine getiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bizi resmi olarak tanıyor. Bu, bizim için çok değerlidir. Bu anlayışla mücadelemizi sürdürürken Azerbaycan ile daha yakın ilişkiler içinde olmak ve münasebetlerimizi geliştirmek en büyük temennimizdir”.

Cumhurbaşkanı Tatar, Karabağ meselesinde Kıbrıs Türklerinin gönlünün Azerbaycan’ın yanında olduğunu anımsattı.

– Cumhurbaşkanı Tatar’a, 5. Türkiye Azerbaycan Kardeşlik Ödülleri Gecesi’ne  davet

Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü Başkanı Koray Bozat ise, düzenledikleri uluslararası organizasyonlar hakkında Tatar’a bilgi verdi ve 23 Kasım tarihinde İstanbul’da “üç devlet bir millet” anlayışıyla birlik ve beraberliğin ileriye götürülmesi hedefiyle 5. Türkiye Azerbaycan Kardeşlik Ödülleri Gecesi’ne Cumhurbaşkanı Tatar’ı davet etti.

Continue Reading

Facebook