Connect with us

GÜNDEM

Bu kabineden hiçbir hayır gelmez!

Published

on

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman, bu yöntemle göreve gelen kabineden hiçbir hayır gelmeyeceğini vurguladı.

Böyle bir tuhaflığın dünyanın hiçbir yerinde görülemeyeceğinin altını çizen Erhürman, söz konusu zihniyetin demokrasiyle ilgili vizyonlarının da buraya kadar olduğunu belirtti. Kurulan hükümetin meşruiyet sorununun olduğunu yineleyen Erhürman, meşru olmayan bir hükümete nasıl muhalefet yapılırsa, öyle muhalefet yapacaklarını kaydetti. Kıbrıs Genç TV’de Nazar Erişkin’in sorularını yanıtlayan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, bu memlekette siyasetin mahkemede yapılmadığını ifade etti.

 

Bu oyunun kazananı yoktur

Hükümet kurma görevinin kendilerine verilmesi tartışması varken, diğer taraftan hükümetin zaten kurulmuş olduğunu vurgulayan Erhürman, UBP-DP-YDP hükümetinin zaten hazırda olduğunu ifade etti. Bu bir oyunsa, bunun bir kazananının olmadığını belirten Erhürman, “Burada UBP kaybetti. Kıbrıs Türk siyasi tarihinde çok önemli bir kayıp yaşıyoruz. Sandalye oyunu gibi bu işler” diye konuştu. Karşılarındaki zihniyetin ne yapacağının değil, ne olacağının önemli olduğuna dikkat çeken Erhürman, “Kimin ne olduğu, kimin müsteşar olacağı tartışılıyordur muhtemelen” dedi. Sayın Faiz Sucuoğlu’nun, Sunat Atun’u görevden ‘aldıramadığını’ hatırlatan Erhürman, Sayın Olgun Amcaoğlu’nun Maliye Bakanlığı’ndaki kısa süresinde yaptığı eleştirileri anımsattı.

“Böyle bir tuhaflık hiçbir yerde görülmez”

Erhürman, “Sayın Olgun Amcaoğlu, KIBTEK’teki sorunlar mali değil, idaridir demişti. Zam yapılması ekonomik akla aykırıdır dedi. Yakıt değişim ücreti suçtur dedi. Hukuka aykırıdır bu yapılan demişti. Bizim söylediklerimizin bir buçuk kat fazlasını eleştirdi. Şimdi Olgun Bey de Sunat Bey de kabinede” diye konuştu. Kurulan hükümetten hiçbir ‘hayır’ beklemediğine dikkat çeken Erhürman, bu yöntemle göreve gelen kabineden hayır gelmeyeceğinin altını çizdi. Erhürman, UBP Genel Başkanı’nın, Sayın Sunat Atun’u görevden alamadığı için istifa etmek zorunda kaldığını kaydetti. Tüm bunlara rağmen Sayın Sucuoğlu hâlâ parti başkanıyken Sayın Sunat Atun’un kabineye girdiğini ifade eden Erhürman, böyle bir tuhaflığın hiçbir yerde görülemeyeceğini vurguladı.

 

“Demokrasiyle ilgili vizyonları buraya kadar”

Hiçbir UBP’linin de yaşananları normal karşılamadığını kaydeden Erhürman, UBP’ye oy veren insanların da yaşananları kabul edemediğini dile getirdi. Faiz Bey’in, kurultay iradesine sahip çıkmak gibi meselesi olmadığını belirten Erhürman, “Kişisel bir inat ettim sonra geri çekildim diyor. Siz kurultayınızın iradesine sahip çıkmadınız. Size oy verenlerin iradesine sahip çıkmadınız” dedi. Erhürman, söz konusu zihniyetin demokrasiyle ilgili, varoluş mücadelesiyle ilgili vizyonlarının buraya kadar olduğunu vurguladı. Erhürman, “Halk çok net olarak bir şeyi görsün. Her şey aşikar yaşandı. Bu saatten sonra herkes buna bakacak ve karar verecek. Bugüne kadar müdahale var mı yok mu hep tartışıldı. Tahsin bey bu açıklamaları bitirdi. Türkiye Cumhuriyeti Sayın Sucuoğlu ile çalışmak istemiyor dedi. Yalanlanmadı ve bitti. Müdahale vardır” dedi.

“Kurulan hükümetin meşruiyet sorunu var”

Kurulan hükümetin meşruiyet sorunu olduğunu dile getiren Erhürman, kurulan hükümetin gerekçesinin de demokratik bir gerekçe olmadığını kaydetti. Hükümet oldukları dönemde kabine listesine Türkiye ile paylaşmanın akıllarına bile gelmediğine vurgu yapan Erhürman, “Normal prosedürde aklınıza gelir mi? Bizden sonra Sayın Ersin Tatar ile başladı kabine listeleri elçiliğe gönderiliyor. Sürekli olarak UBP milletvekilleri orası üzerinden buradaki siyaseti dizayn etmeye çalışıyor” diye konuştu. “Buradaki müdahale, kendilerinin zeminini hazırladıkları bir şey” diye konuşan Erhürman, doğru zeminde iyi ilişkilerin önemine işaret etti. Yaşananları normalleştirmeyeceklerini belirten Erhürman, kendi gözlerinde bu hükümetin meşru bir hükümet olmadığını dile getirdi.

 

“Meşru olmayan hükümetin önünde ‘dikensiz gül bahçesi yok'”

Bu saatten sonra, bu hükümet meşruymuş gibi bir muhalefet sergilemeyeceklerini belirten Erhürman, meşru kabul edilmeyen bir hükümete muhalefet nasıl yapılırsa, öyle muhalefet yapacaklarını vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan protokolle ilgili de konuşan Erhürman, “Belli ki TC, Sayın Faiz Sucuoğlu görevde olduğu süre içinde göndermeme gibi bir tavır geliştirdi. Ünal Bey güven oyu aldıktan sonra gelecek. Biz de içinde ne yazdığını göreceğiz” diye konuştu. Meşru olmayan hükümetin önünde ‘dikensiz gül bahçesi’ olmadığının altını çizen Erhürman, söz konusu hükümetin ülkeyi, dikenli bir yola sürükleyeceğini vurguladı. Erhürman, “Beni hiç ilgilendirmez bu kabinede kimlerin olduğu. Bu hükümet gayrı meşrudur. Ben bu yapıya hayırlı olsun demeyeceğim” diye konuştu.

 

“Başkanlık sistemi olsun diyen birçok kişi ezbere konuşuyor”

Erhürman ayrıca, artık bu kabinenin Ünal Bey’in kabinesi olmadığını da kaydetti. Başkanlık sistemi olsun diyen birçok kişinin ezbere konuştuğuna dikkat çeken Erhürman, “Başkanlık sistemine dair iki paragraf okumadan konuşuyorlar” dedi. Son dönemde yaşananların başkanlık sisteminde yaşansaydı, bunun sonucunda ne olacağını soran Erhürman, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde başkanlık sistemi olmasına rağmen koalisyon olduğunu hatırlattı. Başkanlık sistemine geçmenin çok ciddi bir Anayasa değişikliği gerektirdiğine dikkat çeken Erhürman, referanduma gidilmesini de gerektirdiğini ifade etti. Erken seçime kesin gözüyle bakan Erhürman, “Yerel seçim de öyle ya da böyle olacak. Erken seçimden başka çare yok” dedi.

“Bu memlekette siyaset, mahkemede yapılmaz”

Yüksek Mahkeme’ye çağrıda bulunan Tufan Erhürman, “İki şey netleşsin. Çok iyi anlıyorum Yüksek Mahkememizi ama artık Yüksek Mahkeme hiçbir organa bırakmasın seçim tarihini. Dört yılda bir seçim yapılır diyor Anayasa. O zaman çıkacak YSK hiç karar beklemeksizin ve duyuracak. Bu zihniyetin Anayasa’yı ihlal konusunda nasıl davrandığı ortada” dedi. Bu memlekette siyasetin mahkemede yapılmadığını vurgulayan Erhürman, siyasetin fikirlerle ve görüşlerle yapıldığını ifade etti. Bu ülkenin sağa oy vereninin de sola oy vereninin de meyhanede de kahvede de buluştuğunun altını çizen Erhürman, kimsenin bunu bozamadığını, bundan sonra da bozamayacağını vurguladı. Erhürman, “Boşuna uğraşmasınlar. Bunun bozulmasına izin vermeyiz. Makamlarda oturanlar her zaman bilecekler ki makamda oturuyorsanız size gelen eleştiriye tahammül edeceksiniz. Siyasete girdim gireli duymadığım şey kalmadı. Madem ki girdiniz, demokrasi sizin tahammüllü olmanızı gerektirir” diye konuştu.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM

Liman’da Ziynet Sali coşkusu

Published

on

Pop müziğin sevilen isimlerinden Ziynet Sali, memleketi Kıbrıs’ta hayranları ile hasret giderdi. Geçtiğimiz Cumartesi akşamı Liman Hotel By Merit’te sahneye çıkan Ziynet Sali, büyük ilgi gördü. Sevilen şarkılarını ve hayranlarından da gelen istek şarkıları seslendiren sanatçı, performansı ile konukları coşturdu. Dillerden düşmeyen hit şarkıları, sahne coşkusu ile büyük beğeni toplayan Sali, kendisini dinlemeye gelen sevenleriyle şarkı aralarında keyifli sohbetler yapmayı da ihmal etmedi. Misafirlerin büyük beğenisini toplayan Ziynet Sali, bir Kıbrıs’lı olarak Girne’de olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getirdi.

Continue Reading

GÜNDEM

“7.5 Milyon Euro’nun karşılığında ne verildi?”

Published

on

İş insanı Zeki Ziya, ülkede tartışma konusu olan “Mavi Girne Havayolu” hakkında “KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi

 

 

 

 

İş insanı Zeki Ziya, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’a çok önemli açıklamalarda bulundu…

Kıbrıslı Türk İş insanı Zeki Ziya, son günlerde tüm ülkenin tartıştığı “Milli havayolu Mavi Girne Havayolu” hakkında görüşlerini dile getirdi.

Ziya, “Mavi Girne Hava yolu hakkında yapılan açıklamalar yeterli değildir. Milli kelimesinin tanımının ne olduğunu sormak lazım. Mevcut şirketler milli değil mi? Öncelikle bu milli tanımından vazgeçmek gerekiyor. Bir havayolu şirketinin hangi ülkenin havayoluna kaydı varsa o ülkenin havayoludur. Türkiye Cumhuriyetinin diğer havayolu şirketleri gibi bu da Türkiye’nin şirketidir. Bu ancak bir iştirak olarak tanımlanabilir bunun başka bir açıklaması yoktur. Eğer buradan bir hisse alıyorsanız bunun iştiraki olur. Yapılan açıklamalara göre KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi.

Ziya, “Bu ülkeye yeni havayolu şirketleri kesinlikle girmelidir. Rekabetin artması uçak bileti fiyatlarına yansır ve bu sonrasında topluma yansır. Rekabet bu topluma fayda sağlar ama rekabet ortamı yaratırken birine ayrıcalık tanımamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Havacılık sektörünün çok büyük yatırımlar gerektirdiğinin altını çizen Kıbrıslı Türk iş insanı Zeki Ziya, “Piyasadaki oyunculardan biri senin şirketini yönetecekse bu iş olmaz. Bir şirketin kurulup devam etmesi için 2 yıllık zarar finansman kaynağını da belirlemeniz gerekir. Daha önce bizim iş insanlarımız bir şirket kurmaya niyetlendi ancak THY yöneticileri ile yapılan toplantıda dediler ki 2 yıl 65 milyon dolar zarar bütçesi olması gerekir.  Bunu duyunca çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdiki şirket de sıfırdan girecek ve piyasada yer sağlamak için mücadele edecek. Şirketi başlatmak için harcayacağınız para 30 milyon Euro civarında bir paradır. Bu işin devamı için eşit şartlarda mücadele edecekseniz eğer 150-200 milyonluk Euroluk bir zarar bütçesini karşılamanız gerekir. Eğer yüzde 25 bir hisseniz varsa, bu da 50 milyon Euro’luk bir ücrete denk gelir. Devlet olarak bunu nasıl ödeyecekseniz? Eğer siz bu şirkete bir ayrıcalık tanırsanız, piyasadaki diğer şirketler rekabet kuruluna gider” uyarısında bulundu.

‘Kaynak yok’ söylemlerini eleştiren Zeki Ziya, inşaat sektöründen çarpıcı bir örnek verdi, ‘tek bir şirketin devlete olan vergi borcu 45 milyon sterlindir’ dedi.

Ziya şöyle devam etti:

” ‘Bizim bütçe açığımız var’ diyorlar. Sadece satılan malların tapularından alacakları harçlar, bütçe açığını 10 katıyla karşılar. Bu ülkede şirket vardır, bölgesinin en büyük satıcılarındandır. 7- 8 bin konut satmıştır, 2 bin tanesinin borcu bitmiştir, Buna rağmen bırakın tapu vermeyi, tapu vermek için müracaatı yoktur Tapu Dairesi’ne. Bunun hesabını yaptım verdim. Tek bir şirketin 2 bin konut üzerinden devlete ödemesi gereken tapu harcı, KDV ve stopaj olarak borcu 45 milyon sterlindir. Adam devlete ödemediği 45 milyonla adayı satın almaya çalışır ve Kıbrıslı değildir bu insanlar. Sonradan vatandaşlık verilmiş başka ülke vatandaşlarıdır. Bu başlı başına bir konudur. Müteahhitlerin kendi hesaplamaları tüm herşey toplandığında 950 milyon sterlin civarındadır. Sizin bütçeniz nedir? Sizin paranız orada durur ne almıyorsunuz? Ülke uçar bu paralarla. Ama ülke alacağına sadece şahıslar uçar. Alın size kaynak, hadi hodri meydan.”

Continue Reading

GÜNDEM

3 Yasa tasarısı geri çekildi

Published

on

Cumhuriyet Meclisi gündemine sunulan ve Resmi Gazete’nin 23 Eylül tarihli sayısında yayımlanarak halkın bilgisine getirilen üç yasa tasarısı geri çekildi.

Resmi Gazete’nin dünkü duyuruya göre Vergisi (değişiklik) Yasa Tasarısı, Şans Oyunları Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Şans Oyunları (değişimlik) Yasa Tasarısı Başbakanlığın 24 Eylül 2022 yönetmeliği ile İçtüzüğün 88’inci üzerinden geri çekim görüntüleri.

Continue Reading

Facebook