Connect with us

GÜNDEM

“Bir Rum canına karşılık 10 Türk canı aldık”

Published

on

Rum terör örgütü EOKA’nın hayattaki iki tetikçisi, Kıbrıs Türklerine yönelik kanlı cinayetlerini “Bir Rum canına karşılık 10 Türk canı aldık” sözleriyle televizyonda itiraf etti.

KIBRIS’ı Yunanistan’a bağlamak amacıyla 1954 yılında kurulan Rum terör örgütü EOKA’nın hayattaki iki tetikçisi, 80’li yaşlardaki Neoptolemos Leftis ve Athos Petridis, 1964’ten başlayarak farklı zamanlarda 68  Türk’ü önce kurşunlayıp sonra şişleyerek öldürdüklerini övünerek Itiraf  etti, “Türklerin vurduğu her bir Rum’a karşı 10 Türk canı aldık” dedi.

İki EOKA tetikçisi Rumların son yıllarda “farklı” yayın politikasıyla en çok izlenen televizyonu Omega’ya konuştu. Terör örgütü EOKA’nın Türklere saldırmaya başladığı 1964 yılında Nikos Sampson liderliğindeki grubun üyesi olduklarını belirten Neoptolemos Leftis ve Athos Petridis, kanlı cinayetlerini kamera karşısında anlattı.

 

‘Mezarları bulunmaz”

Neoptolemos Leftis, 1964 yılında Gazimağusa kentinde Türk mevzilerini belirlemeye çalışan 2 Yunan subayı ve bir Rum polisinin öldürülmesinin ardından emir geldiğini belirterek, “Yaklaşık 500 kişilik bir güçtük. Her bir Rum canı için 10 Türk öldürmemiz yönünde emir geldi. Öyle de oldu zaten, bana hâlâ öldürdüğümüz 68 Türk’ü ve mezar yerlerini soruyorlar. Nerede ne bulacaksın ki, o kadar zaman geçmiş” dedi.

‘Makarios sevinmişti”


Athos Petridis ise işledikleri cinayetlerden bir bölümünü detay vererek şöyle anlattı:

 

“Biz Eylence köyü yakınlarında (Lefkoşa Rum kesimi yakınında bir köy) yola çıkıyorduk, geçen araçları durduruyorduk. Türkler büyük arabalar, otobüslerle seyahat ediyordu. Araçların içindeki Türkleri indiriyor, önce paralarını alıyorduk. Sonra silahla vuruyor, şişliyor ve çukurlara atıyorduk. Başpiskopos (dönemin Rum devlet başkanı Başpiskopos Makaryos) yaptıklarımızı duyunca çok sevinmişti.”

Tatar

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum itiraflarıyla ilgili Hürriyet’e verdiği demeçte, genç nesil Rumların da kin, nefret ve intikam duygularıyla büyüdüğünü belirterek, “Bu zihniyet hiç değişmedi, fırsat bulsalar bugün yine saldıracaklar, Türk askerinden korkuyorlar. Türkiye’nin garantörlüğünün sona erip askerinin gitmesini istiyorlar” dedi.

 

Ukrayna örneği

Tatar Kıbrıs’a barışın Türkiye’nin 1974 Barış Harekâtı’yla geldiğine dikkat çekerek, “Bazıları çıkmış, ‘Bu devirde savaş mı olur’ diyor. Dünyanın her tarafında savaş oluyor, birbirleriyle akraba Ukrayna ve Rusya’ya baksınlar. Kıbrıs’ta iki ayrı halk var. Bu nedenle Kıbrıs’ta iki ayrı devlet ve egemenlik temelinde çözüm istiyoruz. Güvenliğimiz çok önemli” ifadelerini kullandı.

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM

Liman’da Ziynet Sali coşkusu

Published

on

Pop müziğin sevilen isimlerinden Ziynet Sali, memleketi Kıbrıs’ta hayranları ile hasret giderdi. Geçtiğimiz Cumartesi akşamı Liman Hotel By Merit’te sahneye çıkan Ziynet Sali, büyük ilgi gördü. Sevilen şarkılarını ve hayranlarından da gelen istek şarkıları seslendiren sanatçı, performansı ile konukları coşturdu. Dillerden düşmeyen hit şarkıları, sahne coşkusu ile büyük beğeni toplayan Sali, kendisini dinlemeye gelen sevenleriyle şarkı aralarında keyifli sohbetler yapmayı da ihmal etmedi. Misafirlerin büyük beğenisini toplayan Ziynet Sali, bir Kıbrıs’lı olarak Girne’de olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu dile getirdi.

Continue Reading

GÜNDEM

“7.5 Milyon Euro’nun karşılığında ne verildi?”

Published

on

İş insanı Zeki Ziya, ülkede tartışma konusu olan “Mavi Girne Havayolu” hakkında “KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi

 

 

 

 

İş insanı Zeki Ziya, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’a çok önemli açıklamalarda bulundu…

Kıbrıslı Türk İş insanı Zeki Ziya, son günlerde tüm ülkenin tartıştığı “Milli havayolu Mavi Girne Havayolu” hakkında görüşlerini dile getirdi.

Ziya, “Mavi Girne Hava yolu hakkında yapılan açıklamalar yeterli değildir. Milli kelimesinin tanımının ne olduğunu sormak lazım. Mevcut şirketler milli değil mi? Öncelikle bu milli tanımından vazgeçmek gerekiyor. Bir havayolu şirketinin hangi ülkenin havayoluna kaydı varsa o ülkenin havayoludur. Türkiye Cumhuriyetinin diğer havayolu şirketleri gibi bu da Türkiye’nin şirketidir. Bu ancak bir iştirak olarak tanımlanabilir bunun başka bir açıklaması yoktur. Eğer buradan bir hisse alıyorsanız bunun iştiraki olur. Yapılan açıklamalara göre KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi.

Ziya, “Bu ülkeye yeni havayolu şirketleri kesinlikle girmelidir. Rekabetin artması uçak bileti fiyatlarına yansır ve bu sonrasında topluma yansır. Rekabet bu topluma fayda sağlar ama rekabet ortamı yaratırken birine ayrıcalık tanımamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Havacılık sektörünün çok büyük yatırımlar gerektirdiğinin altını çizen Kıbrıslı Türk iş insanı Zeki Ziya, “Piyasadaki oyunculardan biri senin şirketini yönetecekse bu iş olmaz. Bir şirketin kurulup devam etmesi için 2 yıllık zarar finansman kaynağını da belirlemeniz gerekir. Daha önce bizim iş insanlarımız bir şirket kurmaya niyetlendi ancak THY yöneticileri ile yapılan toplantıda dediler ki 2 yıl 65 milyon dolar zarar bütçesi olması gerekir.  Bunu duyunca çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdiki şirket de sıfırdan girecek ve piyasada yer sağlamak için mücadele edecek. Şirketi başlatmak için harcayacağınız para 30 milyon Euro civarında bir paradır. Bu işin devamı için eşit şartlarda mücadele edecekseniz eğer 150-200 milyonluk Euroluk bir zarar bütçesini karşılamanız gerekir. Eğer yüzde 25 bir hisseniz varsa, bu da 50 milyon Euro’luk bir ücrete denk gelir. Devlet olarak bunu nasıl ödeyecekseniz? Eğer siz bu şirkete bir ayrıcalık tanırsanız, piyasadaki diğer şirketler rekabet kuruluna gider” uyarısında bulundu.

‘Kaynak yok’ söylemlerini eleştiren Zeki Ziya, inşaat sektöründen çarpıcı bir örnek verdi, ‘tek bir şirketin devlete olan vergi borcu 45 milyon sterlindir’ dedi.

Ziya şöyle devam etti:

” ‘Bizim bütçe açığımız var’ diyorlar. Sadece satılan malların tapularından alacakları harçlar, bütçe açığını 10 katıyla karşılar. Bu ülkede şirket vardır, bölgesinin en büyük satıcılarındandır. 7- 8 bin konut satmıştır, 2 bin tanesinin borcu bitmiştir, Buna rağmen bırakın tapu vermeyi, tapu vermek için müracaatı yoktur Tapu Dairesi’ne. Bunun hesabını yaptım verdim. Tek bir şirketin 2 bin konut üzerinden devlete ödemesi gereken tapu harcı, KDV ve stopaj olarak borcu 45 milyon sterlindir. Adam devlete ödemediği 45 milyonla adayı satın almaya çalışır ve Kıbrıslı değildir bu insanlar. Sonradan vatandaşlık verilmiş başka ülke vatandaşlarıdır. Bu başlı başına bir konudur. Müteahhitlerin kendi hesaplamaları tüm herşey toplandığında 950 milyon sterlin civarındadır. Sizin bütçeniz nedir? Sizin paranız orada durur ne almıyorsunuz? Ülke uçar bu paralarla. Ama ülke alacağına sadece şahıslar uçar. Alın size kaynak, hadi hodri meydan.”

Continue Reading

GÜNDEM

3 Yasa tasarısı geri çekildi

Published

on

Cumhuriyet Meclisi gündemine sunulan ve Resmi Gazete’nin 23 Eylül tarihli sayısında yayımlanarak halkın bilgisine getirilen üç yasa tasarısı geri çekildi.

Resmi Gazete’nin dünkü duyuruya göre Vergisi (değişiklik) Yasa Tasarısı, Şans Oyunları Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Şans Oyunları (değişimlik) Yasa Tasarısı Başbakanlığın 24 Eylül 2022 yönetmeliği ile İçtüzüğün 88’inci üzerinden geri çekim görüntüleri.

Continue Reading

Facebook