Connect with us

GÜNDEM

Atun: “12.77 milyar TL’lik 2022 bütçesi 18.81 milyar TL’ye yükseldi”

Published

on

Maliye Bakanı Sunat Atun, bütçede revizyona giderek, 2022 için onaylanan 12 milyar 770 milyon TL’lik bütçenin, 18 milyar 810 milyon TL’ye yükseltildiğini açıkladı.

Maliye Bakanı Sunat Atun, bütçede revizyona giderek, 2022 için onaylanan 12 milyar 770 milyon TL’lik bütçenin, 18 milyar 810 milyon TL’ye yükseltildiğini açıkladı.

Atun, 2022 yılı bütçesinin içinde bulunulan bu enflasyon ortamından dolayı değişen fiyat düzeyleri ve hayat pahalılığı ödeneğinin de bu enflasyon oranına göre 2022 yılının esas bütçesinde öngörülenin çok daha yukarısında olacağından bütçe revizyonuna ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Atun, dün Bakanlar Kurulu’nda ek bütçenin geçirildiğini dile getirerek, ek bütçenin yapılmasındaki en temel nedenin, yüksek enflasyonun ülkeye getirdiği olumsuz yansımaları ortadan kaldırabilme olduğunu belirtti. Atun, devletin hizmetleri ve yatırımlarında devamlılığı ve görevini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesine ilişkin mali alanı buna uygun hale getirmek ve Hayat Pahalılığı ödeneğinin yeniden düzenlenebilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Sene başında 2022 yılı için onaylanan bütçenin 12 milyar 770 milyon TL olduğunu kaydeden Atun, bütçenin 12 milyar 770 milyon TL’den 18 milyar 810 milyon TL’ye yükseldiğini belirtti.

 

“6 milyar 40 milyon TL’lik büyüme olacak”

Yerel bütçenin 11 milyar 120 milyon TL’den 17 milyara 160 milyon TL’ye yükseldiğini kaydeden Atun, bu şekilde 6 milyar 40 milyon TL’lik büyüme olacağını vurguladı.

Oransal olarak bakıldığında ise genel bütçenin yüzde 47.3, yerel bütçenin de yüzde 54.3 düzeyinde büyümüş olduğuna dikkat çeken Atun, 2022 yılı genel bütçesi yeni çalışmayla bütçe tasarısının 18 milyar 810 TL yükselmiş olduğunu kaydetti.

Maliye Bakanı Sunat Atun, yeni bütçe hazırlanırken gelirler tarafının ne kadar artırılabilir öngörüsü yapıldığına işaret ederek, gelirler tarafındaki artış beklentilerinin ise 2 milyar 200 milyon TL öngörüldüğünü belirtti.

 

“En başta HP ödeneği göz önünde bulunuyor”

Giderler tarafının ise özellikle kesin unsurlar dikkate alınarak ve ihtiyaca göre giderlerin hesaplandığını dile getiren Atun, en başta personelin Hayat Pahalılığı (HP) ödeneğinin göz önünde bulundurulduğunu kaydetti.

Yeni rakamlara göre, elektrik giderleri, akaryakıt giderleri, cari harcamalar ve yatırım projelerinin öngörüldüğüne dikkat çeken Atun, bu revizyona göre bütçe açığının 6 milyar 520 TL’ye yükselmiş olacağını söyledi.

Genel bütçe de yüzde 28.50’lik bir açık oluşturmuş olacağını dile getiren Atun, yerel bütçede ise yüzde 38’lik bir açık oluşturmuş olacağını belirtti.

Bu durumda 2022 bütçesindeki öngörülmüş olan genel açığın yüzde 12’den yüzde 28’e yükselmiş olduğunu söyleyen Atun, yerel açığın ise yüzde 24’den 38’e yükselmiş olduğunu kaydetti.

 

“Devlet giderlerinde tasarruf son derece önemli…”

Yeni bütçenin sürdürülebilirliğinin sağlanması için 2022 bütçesinde devlet giderlerinden tasarruf edilmesinin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Atun, diğer taraftan da devlet gelirlerinin artırılması gerektiğini söyledi.

 

“Eylem planları süratli şekilde hayata geçirilmeli”

Atun, şöyle devam etti:

“Bunun da yolu önceliği reel sektörün kalkınmasına vermektir. Bu dönem özellikle anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile imzalamış olduğumuz 2022 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği anlaşmamız vardır. Bu bizim için önemli bir çıpadır. Bunun öngördüğü 4 milyar 200 milyon TL büyüklüğünde de bir kaynak vardır. Elbette Anavatan Türkiye Cumhuriyeti kaynakları her zaman daha genişletilmeye açıktır.  Burada önemli olan bizim şuanda bizim ekonomik yol haritamızı oluşturan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanmış olan protokolde öngörülen eylem planlarının süratli bir şekilde hayata geçirilmesidir.”

Eylem planının tek hedefinin daha üretken bir ekonomi, daha kaliteli kamusal hizmet ve daha yüksek bir refah ve daha iyi bir sosyal yaşam amaçlı olduğunu vurgulayan Atun, “Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan bu protokoller bizim için hele de tüm dünyanın tabi olduğu çift etkili dışsal krizler ortamında büyük bir nimettir. Bu farkındalığı sahip olmamız gerekiyor.” dedi.

 

“Özel sektöre daha güçlü destek vermek hedefindeyiz”

Yeni bütçe ile hedeflerinin özel sektöre daha güçlü destek verebilmek olduğuna dikkat çeken Atun, devletin vatandaşının yanında daha güçlü duracağını kaydetti.

Dünyadaki hiçbir krizlerin kalıcı olmadığını, krizlerin hep geçici olduğunu dile getiren Atun, önemli olanın krizleri doğru yönetmek olduğunu vurgulayarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin makroekonomik politikalarını ülkenin yapısal sorunlarını ortadan kaldıracak eylem ve zaman hedefiyle tasarlamak gerektiğini belirtti.

 

“Vatandaşımızı hayat pahalılığının olumsuz etkileri ile karşı karşıya bırakmamak için hazırlık yapıyoruz”

Dar gelirli vatandaşlara da öncelik verildiğine dikkat çeken Atun, vatandaşı, yüksek hayat pahalılığının olumsuz etkileri ile karşı karşıya bırakmamak için hazırlılar yapılığını vurguladı.

Atun sözlerini şöyle tamamladı:

“Ortalama 5-6 yılda bir meydana çıkan küresel krizlere, ne kadar daha az yapısal sorunlarla yakalanırsak o kadar daha dayanıklı hale gelir ve bu krizleri daha kolay atlatırız. O yüzden bugünü değil yarını düşünmek zorundayız. Evlatlarımıza ve gelecek nesillere karşı mesuliyetlerimiz vardır. Onların geleceğini bugünkü durum için tüketmemek gerekir. Haliyle bir taraftan reformlara odaklanıp daha sürdürülebilir bir kamu maliyesi oluşturmak, diğer taraftan da özel sektörün hem verimliliğini, hem de etkinliğini artırmak için kaynaklarımızı değerlendirmeliyiz.”

Haber: Huşide Baybora (TAK)

Advertisement

GÜNDEM

“7.5 Milyon Euro’nun karşılığında ne verildi?”

Published

on

İş insanı Zeki Ziya, ülkede tartışma konusu olan “Mavi Girne Havayolu” hakkında “KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi

 

 

 

 

İş insanı Zeki Ziya, Gündem Kıbrıs Web TV’de Çiğdem Aydın’a çok önemli açıklamalarda bulundu…

Kıbrıslı Türk İş insanı Zeki Ziya, son günlerde tüm ülkenin tartıştığı “Milli havayolu Mavi Girne Havayolu” hakkında görüşlerini dile getirdi.

Ziya, “Mavi Girne Hava yolu hakkında yapılan açıklamalar yeterli değildir. Milli kelimesinin tanımının ne olduğunu sormak lazım. Mevcut şirketler milli değil mi? Öncelikle bu milli tanımından vazgeçmek gerekiyor. Bir havayolu şirketinin hangi ülkenin havayoluna kaydı varsa o ülkenin havayoludur. Türkiye Cumhuriyetinin diğer havayolu şirketleri gibi bu da Türkiye’nin şirketidir. Bu ancak bir iştirak olarak tanımlanabilir bunun başka bir açıklaması yoktur. Eğer buradan bir hisse alıyorsanız bunun iştiraki olur. Yapılan açıklamalara göre KKTC’ye yüzde 25 hisse verilmiştir. 30 milyonluk bir şirketten 7,5 milyon Euroluk bir karşılıktır. Bu hisse neye karşılık verildi? Bunun açıklanması topluma bir borçtur” dedi.

Ziya, “Bu ülkeye yeni havayolu şirketleri kesinlikle girmelidir. Rekabetin artması uçak bileti fiyatlarına yansır ve bu sonrasında topluma yansır. Rekabet bu topluma fayda sağlar ama rekabet ortamı yaratırken birine ayrıcalık tanımamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Havacılık sektörünün çok büyük yatırımlar gerektirdiğinin altını çizen Kıbrıslı Türk iş insanı Zeki Ziya, “Piyasadaki oyunculardan biri senin şirketini yönetecekse bu iş olmaz. Bir şirketin kurulup devam etmesi için 2 yıllık zarar finansman kaynağını da belirlemeniz gerekir. Daha önce bizim iş insanlarımız bir şirket kurmaya niyetlendi ancak THY yöneticileri ile yapılan toplantıda dediler ki 2 yıl 65 milyon dolar zarar bütçesi olması gerekir.  Bunu duyunca çil yavrusu gibi dağıldılar. Şimdiki şirket de sıfırdan girecek ve piyasada yer sağlamak için mücadele edecek. Şirketi başlatmak için harcayacağınız para 30 milyon Euro civarında bir paradır. Bu işin devamı için eşit şartlarda mücadele edecekseniz eğer 150-200 milyonluk Euroluk bir zarar bütçesini karşılamanız gerekir. Eğer yüzde 25 bir hisseniz varsa, bu da 50 milyon Euro’luk bir ücrete denk gelir. Devlet olarak bunu nasıl ödeyecekseniz? Eğer siz bu şirkete bir ayrıcalık tanırsanız, piyasadaki diğer şirketler rekabet kuruluna gider” uyarısında bulundu.

‘Kaynak yok’ söylemlerini eleştiren Zeki Ziya, inşaat sektöründen çarpıcı bir örnek verdi, ‘tek bir şirketin devlete olan vergi borcu 45 milyon sterlindir’ dedi.

Ziya şöyle devam etti:

” ‘Bizim bütçe açığımız var’ diyorlar. Sadece satılan malların tapularından alacakları harçlar, bütçe açığını 10 katıyla karşılar. Bu ülkede şirket vardır, bölgesinin en büyük satıcılarındandır. 7- 8 bin konut satmıştır, 2 bin tanesinin borcu bitmiştir, Buna rağmen bırakın tapu vermeyi, tapu vermek için müracaatı yoktur Tapu Dairesi’ne. Bunun hesabını yaptım verdim. Tek bir şirketin 2 bin konut üzerinden devlete ödemesi gereken tapu harcı, KDV ve stopaj olarak borcu 45 milyon sterlindir. Adam devlete ödemediği 45 milyonla adayı satın almaya çalışır ve Kıbrıslı değildir bu insanlar. Sonradan vatandaşlık verilmiş başka ülke vatandaşlarıdır. Bu başlı başına bir konudur. Müteahhitlerin kendi hesaplamaları tüm herşey toplandığında 950 milyon sterlin civarındadır. Sizin bütçeniz nedir? Sizin paranız orada durur ne almıyorsunuz? Ülke uçar bu paralarla. Ama ülke alacağına sadece şahıslar uçar. Alın size kaynak, hadi hodri meydan.”

Continue Reading

GÜNDEM

3 Yasa tasarısı geri çekildi

Published

on

Cumhuriyet Meclisi gündemine sunulan ve Resmi Gazete’nin 23 Eylül tarihli sayısında yayımlanarak halkın bilgisine getirilen üç yasa tasarısı geri çekildi.

Resmi Gazete’nin dünkü duyuruya göre Vergisi (değişiklik) Yasa Tasarısı, Şans Oyunları Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Şans Oyunları (değişimlik) Yasa Tasarısı Başbakanlığın 24 Eylül 2022 yönetmeliği ile İçtüzüğün 88’inci üzerinden geri çekim görüntüleri.

Continue Reading

GÜNDEM

Tatar: KKTC’nin gelişmesi için çalışmalar sürüyor

Published

on

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü Başkanı Koray Bozat ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Tatar, kabulde yaptığı konuşmada, her türlü temasların artması ve bağların gelişmesi yönünde Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü tarafından yapılan çalışmaları takdir ettiğini belirtti.

Tatar, “üç devlet bir millet” anlayışıyla KKTC’nin mücadelesini sürdürdüğünü ifade ederek, Anavatan Türkiye’nin katkılarının önemine ve New York’taki BM Genel Kurulu’nda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’nin tanınmasına yönelik yaptığı tarihi konuşmasına değindi.

Devlet kurmanın ve yaşatmanın Rum-Yunan zihniyetin engellemelerine rağmen önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve her alanda verdiği desteğin önemine vurgu yaptı.

“Mücadelemizi daha ileriye taşımak için gönül bağımız olan Türk Devletler Teşkilatı’nın üyelerinin ve Türk devletlerinin desteğini almak bizim için çok önemlidir” diyen Tatar, Doğu Akdeniz’de bir Türk devleti olan KKTC’nin gelişmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

– “Azerbaycan ile daha yakın ilişkiler içinde olmak ve münasebetlerimizi geliştirmek en büyük temennimizdir”

Cumhurbaşkanı Tatar şunları kaydetti:

“Biz, ayrı halkı, toprak bütünlüğü, sınırları ile ayrı bir devletiz. Devlet olmanın bütün koşullarını yerine getiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bizi resmi olarak tanıyor. Bu, bizim için çok değerlidir. Bu anlayışla mücadelemizi sürdürürken Azerbaycan ile daha yakın ilişkiler içinde olmak ve münasebetlerimizi geliştirmek en büyük temennimizdir”.

Cumhurbaşkanı Tatar, Karabağ meselesinde Kıbrıs Türklerinin gönlünün Azerbaycan’ın yanında olduğunu anımsattı.

– Cumhurbaşkanı Tatar’a, 5. Türkiye Azerbaycan Kardeşlik Ödülleri Gecesi’ne  davet

Türkiye Azerbaycan Strateji ve Ekonomi Kulübü Başkanı Koray Bozat ise, düzenledikleri uluslararası organizasyonlar hakkında Tatar’a bilgi verdi ve 23 Kasım tarihinde İstanbul’da “üç devlet bir millet” anlayışıyla birlik ve beraberliğin ileriye götürülmesi hedefiyle 5. Türkiye Azerbaycan Kardeşlik Ödülleri Gecesi’ne Cumhurbaşkanı Tatar’ı davet etti.

Continue Reading

Facebook