Akpınar’dan Guterres ziyareti yorumu: Kıbrıs Türk halkının beklentileri karşılanmadı

DP Genel Sekreteri Serhat Akpınar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretini yapıcı bir diplomasi süreci olarak nitelendirirken, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki beklentilerinin ise hâlâ karşılanmadığını söyledi.
Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Akpınar, Guterres’in Kıbrıs ziyareti ve gerçekleştirdiği temasların, “diplomasi adına son derece dikkatli yürütülmüş, yapıcı ve çözüm arayışını canlı tutmayı amaçlayan önemli bir süreç” olduğunu belirtti.
Genel Sekreter’in liderler, garantör ülkeler ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerin, BM’nin Kıbrıs meselesindeki koordinasyon ve kolaylaştırıcılık görevini sürdürme kararlılığını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Akpınar, özellikle “güven artırıcı adımlar gerçekleşmeden yeni bir 5+1 toplantısının yapılmayacağı” yönündeki değerlendirmelerin, bundan sonraki müzakere sürecinin yöntemine ilişkin önemli bir diplomatik çerçeve oluşturduğunu kaydetti.
Doğu Akdeniz’de giderek hassaslaşan güvenlik ortamı, bölgesel gerilimler ve adanın stratejik önemine işaret eden Akpınar, Guterres’in kullandığı diplomatik dilin uluslararası topluma önemli mesajlar içerdiğini belirterek, “Bu yapıcı yaklaşımı ve ortaya koyduğu diplomatik çabaları nedeniyle Sayın Genel Sekreter’e, temsilcilerine ve Birleşmiş Milletler’e Demokrat Parti olarak teşekkür ediyoruz” dedi.
“KIBRIS TÜRK HALKININ TEMEL BEKLENTİLERİ KARŞILANMADI”
Akpınar, olumlu diplomatik atmosfere rağmen Kıbrıs Türk halkı açısından en temel beklentilerin karşılanamadığını savunarak, aradan geçen on yıllara rağmen Kıbrıs Türk halkının hâlâ uluslararası izolasyonlara maruz bırakıldığını ifade etti.
Gençlerin eğitimde, sporcuların uluslararası organizasyonlarda, sanatçıların kültürel faaliyetlerde, iş insanlarının ekonomik ilişkilerde ve toplumun uluslararası temsilde ciddi kısıtlamalar yaşamaya devam ettiğini belirten Akpınar, bunun artık yalnızca siyasi değil, temel insan hakları bakımından da yeniden değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.
BM’nin, çözüm beklenirken dahi Kıbrıs Türk halkının günlük yaşamını kolaylaştıracak, uluslararası temaslarını artıracak ve insani izolasyonları hafifletecek yeni mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini kaydeden Akpınar, bunun “ertelenemez bir ihtiyaç ve zorunluluk” olduğunu ifade etti.
“GÜÇLÜ BİR KKTC OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”
Çözümsüzlüğün uzamasının KKTC’nin ekonomik, sosyal ve demografik yapısını doğrudan etkilediğini belirten Akpınar, böylesi dönemlerde toplumların dayanıklılığını artıracak unsurun güçlü devlet kurumları, kararlı reformlar ve ortak akıl ile yönetilen bir siyaset anlayışı olduğunu dile getirdi.
Demokrat Parti olarak Kıbrıs Türk halkının geleceğinin yalnızca müzakere masalarına bırakılamayacağını düşündüklerini ifade eden Akpınar, sürecin yönetiminde BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler ile garantör ülkeler Türkiye ve İngiltere ile diplomatik açılımlar ortaya koyabilecek tüm görüşme süreçlerinin başlatılması gerektiğine inandıklarını söyledi.
Akpınar, devleti güçlendiren, ekonomiyi büyüten, yükseköğretimden turizme, üretimden dijital dönüşüme kadar her alanda reformları hayata geçiren güçlü bir yönetim anlayışıyla kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC oluşturulması gerektiğini belirtti.
Koalisyon hükümetinin sorumlu bir ortağı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerlerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceklerini ifade eden Akpınar, Girne Milletvekili olarak da görev süresinin son gününe kadar halkın haklarını savunmayı, ülkenin geleceği için çalışmayı ve çözüm üreten siyasetin yanında durmayı sürdüreceğini kaydetti.
Akpınar, “Güçlü bir KKTC, müzakere masasında müzakere süreçlerini bekleyerek var olamaz. Ekonomisiyle, kurumlarıyla, demokrasisiyle ve halkının özgüveniyle de var olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda günlük siyasi tartışmaların ötesine geçen, devlet aklını esas alan, ortak hedeflerde buluşabilen bir üst siyaset ve ortak liderlik kültürüne ihtiyaç olduğunu belirten Akpınar, Demokrat Parti‘nin ülkenin geleceğini inşa edecek her türlü reformun, uzlaşının ve milli birlik anlayışının öncüsü olmaya hazır olduğunu ifade etti.



