Connect with us

GÜNDEM

YDÜ’nün kitleri Türkiye’de de kullanılmaya başlandı

Published

on

YDÜ’nün geliştirdiği ve Sağlık Bakanlığı onayı ile pandemi sürecinde kullanılan yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, TC Sağlık Bakanlığı’nın onayı ile Türkiye’de de kullanılmaya başlandı

 

 

 

 

Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları tarafından tasarlanıp geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım onayı aldı. Böylece, Yakın Doğu Üniversitesi’nin geliştirerek Hibrigen Biyoteknoloji ile birlikte ürettiği KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, Türkiye’de de kullanılabilecek.

SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 hastalığını tespit etmek için geliştirilen  PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, bir saatten az bir sürede virüsün varlığını belirlerken aynı zamanda varyantlarının tiplemesini de yapabiliyor.

Tamamen Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları tarafından tasarlanan SARS-CoV-2 PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, Temmuz 2021’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım onayı almasıyla birlikte KKTC’nin yurt dışından ithal ettiği test kitlerine güçlü bir yerli alternatif olarak kullanılmaya başlanmıştı.

Bütün ARGE ve tasarım süreçleri Yakın Doğu Üniversitesi’nde tamamlanan KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım izni almasının ülke adına gurur verici bir adım olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Pandemi sürecinde Kuzey Kıbrıs’ımızda kullanıma sunarak, ülkemizin çok önemli bir ihtiyacını karşıladığımız yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’mizin Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım onayı alması, üniversitemiz ve ülkemiz adına büyük bir gurur” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin dünya genelinde ticari olarak kullanılan kitler arasında en kapsamlı varyant analiz kitlerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günsel, “Bilim insanlarımızın kendi araştırma laboratuvarlarımızda geliştirerek tasarladığı pek çok proje ile katma değerli ürünler üreterek dünya ile buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin geliştirilmesinde emeği geçen bütün bilim insanlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise pandemi sürecinde imza attıkları pek çok araştırma ve proje ile toplumun COVID-19 sürecini en az zararla atlatması için çalıştıklarını vurgulayarak, “Geliştirdiğimiz PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni KKTC’de kullanıma sunarak devletimizin ve insanımızın ihtiyaçlarına katkı vermek en değerli adımlardan biri oldu” ifadesini kullandı.

Geliştirdikleri PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni, Hibrigen Biyoteknoloji ile birlikte üreterek kullanıma sunduklarını hatırlatan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Geliştirdiğimiz kit, bir saatten az bir sürede varyant analizi de dahil, COVID-19’u tespit edecek tüm sonuçları veriyor. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kullanım izni almamızla birlikte ürünümüzü Türkiye’de de kullanıma sunmak çok değerli bir adım. Bu başarıda emeği geçen bütün meslektaşlarıma teşekkür ediyorum” açıklamasını yaptı.

Advertisement

GÜNDEM

Oktay: “Bölge artık yarı açık Maraş”

Published

on

Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dışişleri Komisyonu, Kapalı Maraş’ı ziyaret etti.

Komisyon başkanı Fuat Oktay burada basına yaptığı açıklamada, komisyon olarak Kapalı Maraş’ı ziyaret ettiklerini, ancak artık bölgenin yarı açık Maraş olduğunu ifade etti.

Oktay, Maraş’ın döneminde Dünyanın incisi bir şehir olduğunu, 1974 sonrası çözüm düşüncesiyle, iyi niyetle KKTC tarafından kapalı tutulduğunu ama fareler veya korku şehri haline geldiğini kaydetti.

Buranın kapalı kalmasının kimsenin faydasına olmadığını, o yüzden Türkiye Cumhuriyeti olarak vatandaşların hizmetine açılmasına destek verdiklerini ifade eden Oktay, devamı gelirse yine Türkiye olarak yine destek olacaklarını söyledi.

Maraş’ın Vakıf malı olduğunu, ancak bir şekilde işgal hareketi yaşandığını ifade eden Oktay, KKTC’nin bunu bilmesine rağmen Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden uzlaşıyla çözüm aradığını anlattı.

Oktay, “Arzumuz buranın bir an önce barışın simgesi olması ve eskisi gibi canlı bir şehre dönüşmesidir” dedi.

Şehir açılınca sadece KKTC vatandaşları değil turistlerin de geldiğine gezdiğine işaret eden Oktay, bu çalışmalara ısrarla devam edilmesini istediklerini söyledi.

Oktay, yürüyüş yapan ve bisiklet süren vatandaşlar ve turistlerle de sohbet etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Miçotakis iltica hakkı olmayan göçmenlerin ülkelerine gönderilmesini istedi

Published

on

 Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, düzensiz göç ile mücadelede düzensiz göçmenlerin geldiği ülkelerle işbirliğinin artırılmasını ve iltica hakkı bulunmayanların ülkelerine gönderilmesini talep etti.

Avrupa Birliği (AB) üyesi Güney Avrupa Ülkeleri (MED9) Zirvesi kapsamında gittiği Malta’nın başkenti Valetta’da açıklamalarda bulunan Miçotakis, bu yıl yaşanan sel ve yangın felaketlerinde Yunanistan’a yardım ulaştıran ülkelere teşekkür etti.

Miçotakis, bu felaketlerin temel nedeni olarak işaret ettiği iklim krizi için “Akdeniz’i diğer bölgelere göre çok daha fazla yoğun şekilde etkiliyor. Bu sadece bir endişe nedeni olmamalı, bir an evvel harekete geçmemiz için de bir neden olmalı.” diye konuştu.

İklim krizine karşı uzun vadeli tedbirlerin yanı sıra, kısa vadede de tedbir alınması gerektiğini vurgulayan Miçotakis, AB’nin afetler için ayırdığı bütçenin de yetersiz olduğunu kaydetti.

-AB’ye göçte yasal yollar

Miçotakis, düzensiz göç konusunda İtalya Başbakanı Georgia Meloni ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile hemfikir olduğunu belirterek “Günün sonunda, AB’ye kimin geleceğini kendi şartlarımızla belirleme ihtiyacımızı ortaya koyduk. Bugün Avrupa’ya kimin gireceğine insan kaçakçıları karar veriyor. Bu değişmeli.” dedi.

Düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya geçiş yaptığı ülkelerle daha çok işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Miçotakis, “Geri göndermelere odaklanmalıyız ve iltica hakkı olmayan insanların kendi ülkelerine dönmesini sağlamalıyız.” diye konuştu.

Miçotakis yasal göç yollarına odaklanılması gerektiğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sınırlarımızın korunmasına ağırlık verirken buna karşılık insanlara AB’ye gelip ekonomik kalkınmamıza yardımcı olmaları için fırsatlar da sunmalıyız. Ancak bizim şartlarımızla ve güvenli şekilde olmalı.”

Savunma veya yeşil enerji gibi konularda stratejik olarak bağımsızlığın sağlanabilmesi için AB olarak daha çok yatırım yapılmasını isteyen Miçotakis birlik içinde uygulanan mali kısıtlamaların bu yatırımlara engel teşkil ettiğini bildirdi.

Continue Reading

GÜNDEM

S&P, Türkiye’nin kredi notu görünümünü yükseltti

Published

on

 Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notunu “B” olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü “negatif”ten “durağan”a çıkardı.

S&P, Türkiye’nin kredi notu görünümünü revize etti.

Kuruluştan yapılan açıklamada, Türkiye’nin kredi notunun “B” olarak teyit edildiği, kredi notu görünümünün ise “politika değişikliği” nedeniyle “negatif”ten “durağan”a çevrildiği bildirildi.

Açıklamada, yeni ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele ve doları düşürme amacıyla politika faizini haziran ayından bu yana 21,5 puan artırarak yüzde 30’a yükselttiği, mali bozulmanın dengelenmesi için bazı dolaylı vergileri uygulamaya koyduğu anımsatıldı.

Yenilenen siyasi belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla 2026’ya kadar yeni ekibin Türkiye ekonomisini dış borçla finanse edilen tüketimden uzaklaştırarak daha dengeli dış ve mali hesaplara, daha kabul edilebilir enflasyon seviyelerine doğru yeniden dengeleyebileceğine inanıldığı belirtilen açıklamada, “durağan” kredi notu görünümünün ortodoks para politikalarının yeniden uygulanmasından dolayı Türkiye’nin kredi itibarına yönelik dengeli riskleri yansıttığı kaydedildi.

Açıklamada, para ve maliye politikalarının etkinliği ve bağımsızlığının artarken, Türkiye’nin ödemeler dengesi pozisyonunun, özellikle de TCMB’nin net döviz rezervlerinin güçlenmesi halinde görünümün pozitife çevrilebileceği aktarıldı.

Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerine de yer verilen açıklamada, ülke ekonomisinin bu yıl yüzde 3,5 ve gelecek yıl yüzde 2,3 büyümesinin beklendiği kaydedildi.

Continue Reading
Advertisement

Facebook