“Tabiatıyla okuyunca irkildim… Kısmen haklısın”

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi eski Başhekimi Bülent Dizdarlı, Ahmet Savaşan’ın yapmış olduğu açıklamayı işaret ederek sosyal medyadan paylaşımda bulundu.

Dizdarlı’nın paylaşımı şu şekilde:

“Sevgili Ahmet Savaşan,

Dünkü iletimden sonra basına yaptığın açıklamadan bir iki nokta hariç son derece memnunum. Memnuniyetim özellikle senin bu “Bilim Komitesinin koordinatörü” olduğunu öğrenmemle katlandı. En azından bundan böyle bir muhatabım var. Kutlarım.

Sevgili Dostum,

“Polemik yapmaya çalışıyorlar” diyorsun. Üstüme aldım. Dayanamadım sözlüğe baktım. Şu ünlü arama motoruna sordum. “Polemik ne demektir?” diye.

El cevap : “Polemik, belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması veya tam aksine inanç kurmaya, oluşturmaya yönelik tartışılan argümandır. Polemik genellikle siyasi, bilimsel, edebi konularda sert tartışma, zıtlaşma ve münazaa şeklinde gerçekleşir. Bu tür yargılama sanatı veya uygulamalara da polemik denilir.”

Tabiatıyla okuyunca bir irkildim. Kısmen haklısın. Niyetim “belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması “ yönünde tartışma çıkarmaktı. Tartışma çıkarmaya çıkarmaktı da tanımdaki gibi “ sert tartışma, zıtlaşma ve münazaa şeklinde” değildi. Kibarca sorulmuş üç tane soruydu. Yani bu kadar kibarca sorulmuş , her vatandaşın bilme hakkı olan bir konuda üç tane soru sorduk diye , ille de “polemik” olarak niteleyeceksen sen bilirsin. Ama polemik diye nitelediğin şeyi bitirmek de senin elinde. Hemen şimdi, şu üniversitelerimiz tarafından seçilen öğretim üyelerimizin isimlerini yayımladığın gibi, güneye geçiş kararları ve son şu ülkeleri katagorize eden kararın tutanaklarını ve kararı, sen de bahsettiğin gibi ıslak imzalarıyla yayımlarsın, bende bu konudaki tartışma oklarımı siyasilerin üstünden çekerim olur biter.

Sevgili Savaşan

Siz isimlerini verdiniz diye bende tekrar yazmakta sakınca görmüyorum.

Profesör, Doçent ve Yrd.Doçent ünvanlarına sahip çok sayın hocalarımız , Ali Ünyayar, Banu Elçin Yoldaşcan, Finn.Rasmussen, Fusun Füsun Yıldız, Hüseyin Kaya Süer, Refik Mas, Nedime Serakıncı, Songül Vaizoğlu, Tamer Şanlidağ ,Ayşe Seyer, Emine Ünal Evren, Hakan Evren, Mehmet İlktaç, Özge Türkeri , Tevhide Ziver , İbrahim Benter ve Jale Refik-Rogers ’e döner, onlarda bu deklerasyonu kabul ediyorlarsa verdikleri ilim irfan için de teşekkür ederim.

Ha! Birde küçük bir kınamamı kabul et. Mademki böyle bir komitenin koordinatörüsünüz en azından sahada evlatları analar babaları eşleri ile vedalaşıp, hazır bekleyen hekimlerden , hemşirelerden, laboratuvar sorumlularından hiç olmazsa bir tanesini temsilci olarak gurubunuza katsaydınız. Neyse aklında bulunsun.

Çünkü film bir daha koparsa sana faydası olacak olan masa arkasındakiler değil sahada canlarını ortaya koyanlar olacaktır .

Kolay gelsin”