Connect with us

DÜNYA

Nükleer cephanelikler büyüyecek!

Published

on

SIPRI raporuna göre nükleer cephaneliklerin gelecek 10 yılda artması bekleniyor. Bir yanda Ukrayna savaşı diğer yanda Kuzey Kore’nin denemeleri nükleer gerilimi artırıyor. Öte yandan silahların yüzde 90’ından fazlasını ABD ve Rusya elinde bulunduruyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) yeni araştırmasında, dünyadaki nükleer cephaneliklerde Soğuk Savaş sonrası düşüşün azalmaya başladığı ortaya konuldu.

Küresel güvenlik üzerine çalışan SIPRI tarafından silahlanma, silahsızlanma ve uluslararası güvenliğin mevcut durumunu değerlendiren bir rapor yayımlandı.

Rapora göre, nükleer cephaneliklerin gelecek 10 yılda artması bekleniyor.

 

9 Ülkede 12 binden fazla başlık

Bu tür silahların kullanılma riskinin son yıllardaki en yüksek seviyesinde olduğu belirtilen raporda, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın nükleer silahlı 9 devlet arasındaki gerilimi artırdığı ifade edildi.

Dünyadaki 9 nükleer güç olan ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, İsrail, Kuzey Kore ve Pakistan’da tahminlere göre 2022 itibarıyla 12 bin 705 nükleer silah başlığı bulunduğu bildirildi.

Raporda, Rusya ve ABD’nin birlikte tüm nükleer silahların yüzde 90’ından fazlasına sahip olduğu belirtildi.

Rusya’nın ABD’den yaklaşık 550 daha fazla olan toplam 5 bin 977 savaş başlığıyla dünyanın en büyük nükleer cephaneliğine sahip olduğu aktarıldı.

Çin’in ise uydu görüntülerinden yapılan tahmine göre 300’den fazla yeni füze silosuyla bir genişlemenin ortasında olduğu kaydedildi.

SIPRI’nin Kitle İmha Silahları Programı Kıdemli Üyesi ve Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu (FAS) Nükleer Bilgi Projesi Direktörü Hans M. Kristensen, “Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana küresel nükleer cephaneliklerde görülen düşüşlerin sona erdiğine dair açık işaretler var.” dedi.

Raporda, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin nükleer silahlı daimi üyeleri Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD’nin, 3 Ocak 2022’de yayımladıkları ortak bildiride, nükleer silahların olmadığı bir dünya hedefini takip etme taahhütlerini yenilemelerine rağmen nükleer cephaneliklerini artırmaya devam ettiklerine dikkat çekildi.
Hindistan ve Pakistan’ın nükleer cephaneliklerini genişletiyor gibi göründüğü ve her iki ülkenin 2021’de yeni nükleer dağıtım sistemleri tanıttığı ve nükleer cephaneliklerini geliştirmeye devam ettiği aktarıldı.

Nükleer silahlara sahip olduğunu kamuoyu önünde kabul etmeyen İsrail’in de nükleer cephaneliğini modernize ettiğine inanıldığı belirtildi.

SIPRI raporuna göre, Kuzey Kore’nin şu anda 20 savaş başlığı monte ettiği ve toplam 45-55 savaş başlığı için yeterli bölünebilir malzemeye sahip olduğu tahmin ediliyor.

SIPRI Yönetim Kurulu Başkanı ve eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven, konuya ilişkin “İnsanlık ve gezegenin yalnızca uluslararası iş birliği ile çözülebilecek bir dizi derin ve acil ortak zorluklarla karşı karşıya olduğu bu zamanda, dünyanın büyük güçleri arasındaki ilişkiler daha da kötüleşti.” ifadelerini kullandı.

DÜNYA

Hava kirliliği 2020’de AB genelinde 238 bin kişinin erken ölümüne yol açtı

Published

on

Avrupa Çevre Ajansı, (AÇA) 2020 yılında Avrupa Birliği genelinde 238 bin kişinin havadaki küçük parçacıkların neden olduğu kirlilik nedeniyle erken hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bir önceki yıla göre hafif bir artış gözlense de ajans genel oranın 2005 yılının yüzde 45 altında olduğunu vurguladı. Bu gerileme hızı sürdürülebilirse Avrupa Birliği sıfır kirlilik hedefine 2030 yılından önce varabilecek.

Genel olarak otomobil egsozlarından ve kömürle çalışan termik santrallerden çıkan dumandaki küçük partikül maddeler PM2.5 olarak adlandırılıyor. Çok küçük oldukları için bu parçacıklar akciğer kanallarına kadar ilerleyerek bronşit, astı gibi akciğer rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Ajanstan yapılan açıklamada “PM2.5 kaynaklı ölümler 2020 yılında 2019 yılına göre biraz artış gösterse de NO2 ve O3 kaynaklı ölümler azaldı,” ifadeleri yer aldı.

Ajans PM2.5 yoğunluğunda azalma olmasına rağmen pandemi nedeniyle ölümlerin artığına dikkat çekti.

Avrupa Birliği PM2.5 kaynaklı ölümleri 2030 yılına kadar 2005 yılına göre yüzde 55 oranında azaltmayı hedefliyor. 2020 yılında yüzde 45’lik bir gerileme yaşandığı için AÇA “Bu hız korunabilirse Avrupa Birliği söz konusu hedefine 2030 yılından önce ulaşacaktır,” yorumunda bulundu.

DSÖ’ye göre hava kirliliği dünya genelinde her yıl 7 milyon insanın erken ölümüne neden oluyor. Bu sigara ve kötü beslenme kaynaklı ölümlerle aynı seviyede olduğu anlamına geliyor.

Continue Reading

DÜNYA

İngiltere’ye göç edenlerin sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı

Published

on

İngiltere’de Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişinin ülkeye gelmesiyle bugüne kadarki en yüksek net göç rakamı kaydedildi.

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, geçen yıl İngiltere’ye, ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişi geldi ve 2015’te kaydedilen 390 bin rekoru kırıldı.

Ülkeye göç edenlerin sayısının tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde İngiltere’ye gelen toplam kişi sayısının 1,1 milyon olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, aynı dönemde, 45 bin İngiliz vatandaşı İngiltere’den ayrıldı.

“AFGANİSTAN, HONG KONG VE UKRAYNA’DAN GELENLER ARTIŞTA ETKİLİ OLDU”

ONS Uluslararası Göç Merkezi Direktörü Jay Lindop, söz konusu artışın, Afganistan, Hong Kong ve Ukrayna’dan gelen ve ülkede yaşama hakkı verilen çok sayıda mülteciden kaynaklandığını söyledi.

Lindop, salgın sırasında uzaktan eğitim gören uluslararası öğrencilerin İngiltere’ye gelişlerindeki artış ve insanların ailevi nedenlerle göç etmesi gibi nedenlerin de artışa katkıda bulunduğunu bildirdi.

Jay Lindop, “Bir dizi küresel gelişme, Haziran 2022’ye kadar olan 12 aylık süre içinde uluslararası göç kalıplarını etkiledi. Bütün bunlar birlikte ele alındığında, benzeri görülmemiş olaylardı.” diye konuştu.

İngiliz hükümeti, ülkeye girenlerin ve ülkeden ayrılanların sayısı arasındaki farkı azaltma sözü verdi.

Continue Reading

DÜNYA

Avrupa Konseyi’nden Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım çağrısı

Published

on

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısında bulundu.
Buric, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna’da savaşın başından bu yana, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet dahil savaş suçu iddialarına ilişkin artarak devam eden raporlar geldiğine işaret etti. Silahlı çatışmalar sırasında tecavüz ve cinsel şiddetin tarih boyunca hep var olduğunu ve tarihin tekerrür ettiğini belirten Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısı yaptı. Buric, “Bu yılki Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü kasvetli bir notla kutluyoruz. Ancak birçok üye devletin yerinden edilmiş milyonlarca kişiye sunduğu muazzam yardım da bize umut veriyor. Şimdiye kadar 7 milyonu aşkın mültecinin yüzde 90’ı cinsel şiddet ve insan ticaretine karşı özellikle savunmasız olan kadınlar, kız çocukları ve çocuklardır. Halihazırda, bu tür suçlardan muzdarip olanlara sunulan yardımı iyileştirmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız ve gelecekteki yardımlar için de hazırlıklı olmalıyız.” ifadelerini kullandı. Marija Pejcinovic Buric, cinsel istismar mağdurlarının aşağılanma, gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yanı sıra psikolojik ve fiziksel travmaya kadar çeşitli tehlikeli durumla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak hastaneler ve doktorların bu durumlara karşı çözüm geliştirecek donanıma sahip olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Buric, “toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” mağduru mültecilerin kendilerini rahat hissedecekleri ve anlayabilecekleri bir dilde (tercihen ana dilleri) desteğe ve danışmanlığa erişmeleri gerektiğini vurguladı. – Çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının uzun süreli sonuçları olabilir Buric, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun raporunda da yer aldığı üzere “çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının hemen etkisi olabileceği gibi uzun süreli sonuçlarının da olabileceğini” ifade etti. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) sahada mültecilerle çalışan sivil toplum örgütlerinden elde ettiği bilgilere göre kadınlar, kız çocukları ve çocukların insan ticareti riskleriyle karşı karşıya olduğu ifadelerine yer veren Buric, “İkinci mağduriyeti azaltmak ve kalıcı travmayı ele almak için özel danışmanlığa ihtiyaç duyulacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Buric, kendisinin Göç ve Mülteciler Özel Temsilcisi’nin Ukrayna’dan en çok mültecinin gittiği ülkelere yaptığı ziyaretlere dair raporlarda, bu ülkelerde savunmasız durumdaki kişilerden özellikle de cinsel istismar mağduru kadın ve çocukların tespit edilmesi gereğinin vurgulandığına dikkati çekti.

Continue Reading

Facebook