Connect with us

DÜNYA

Küresel gıda fiyatları yükseliyor!

Published

on

Artan gübre ve enerji maliyetleri ile birlikte Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle küresel gıda fiyatları artıyor. Uzmanlar ise, bu sürecin devam etmesi durumunda pirinç krizi yaşanabileceğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Gıda Fiyat Endeksi tarafından yayımlanan Mayıs verilerine göre, uluslararası pirinç fiyatlarının art arda beşinci ay artarak 12 ayın en yüksek seviyesine çıktığını belirtti.

Son dönemde artan gübre fiyatları ve enerji maliyetleri sonrasında Rusya-Ukrayna savaşının da etkisiyle küresel gıda fiyatları her geçen gün artıyor.

Son dönemde artan ihracat yasakları ve diğer sorunlar nedeniyle de Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Gıda Fiyat Endeksi yeni bir uyarı yayımladı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Gıda Fiyat Endeksi tarafından yayımlanan Mayıs verilerine göre, uluslararası pirinç fiyatlarının art arda beşinci ay artarak 12 ayın en yüksek seviyesine çıktığı belirtildi.

CNBC’nin haberinde, buğday ve diğer tahıllardan et ve yağlara kadar birçok gıdanın fiyatlarının arttığı belirtilirken, sırada en çok artış görülebilecek ürünün pirinç olabileceği aktarıldı.

Açıklamalarda bulunan uzmanlar pirinç üretiminde herhangi bir sorun olmadığını söylerken, bununla birlikte artan buğday fiyatları ve daha yüksek çiftçilik maliyetleri, bir sonraki aşamada pirinç fiyatlarını izlemeye değer hale getireceğini vurguladı.
Varma, “Korumacı önlemler aslında çeşitli nedenlerle küresel düzeyde fiyat baskılarını kötüleştiriyor” derken, “Çiftçilikler için yem ve gübre maliyetleri artıyor ve enerji fiyatları ekim maliyetlerine ekleniyor. Bu nedenle, ülkelerden daha fazla korumacılık görme riski var” diye konuştu.

Sonal Varma, bununla birlikte, küresel pirinç stoklarının bol olduğunu ve Hindistan’da bu yaz hasadın iyi olması beklendiğinden, pirinç fiyatı risklerinin hala düşük olduğunu belirtti.

Reuters haber ajansı ise, Mayıs ayı sonlarında bir Taylandlı hükümet yetkilisine dayandırdığı haberinde, Tayland ve Vietnam, pirinç ihracatlarının fiyatını artırmaya yönelik bir anlaşma üzerinde görüşmelerde bulunduğunu belirtmişti.

Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü kıdemli araştırma görevlisi David Laborde ise verdiği demeçte, “Hindistan’ın önümüzdeki haftalarda buğday ve şekerden sonrayı düşündükleri gibi pirinç ihracat yasağı getirmesinden çok daha fazla endişeleniyorum” dedi.
Uluslararası Pirinç Araştırma Enstitüsü Güney Asya bölge temsilcisi Nafees Meah de, küresel olarak artan enerji maliyetlerinin pirinç üretim maliyetlerinin büyük bir bölümünü oluşturduğunu sözlerine ekledi.

DÜNYA

Hava kirliliği 2020’de AB genelinde 238 bin kişinin erken ölümüne yol açtı

Published

on

Avrupa Çevre Ajansı, (AÇA) 2020 yılında Avrupa Birliği genelinde 238 bin kişinin havadaki küçük parçacıkların neden olduğu kirlilik nedeniyle erken hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bir önceki yıla göre hafif bir artış gözlense de ajans genel oranın 2005 yılının yüzde 45 altında olduğunu vurguladı. Bu gerileme hızı sürdürülebilirse Avrupa Birliği sıfır kirlilik hedefine 2030 yılından önce varabilecek.

Genel olarak otomobil egsozlarından ve kömürle çalışan termik santrallerden çıkan dumandaki küçük partikül maddeler PM2.5 olarak adlandırılıyor. Çok küçük oldukları için bu parçacıklar akciğer kanallarına kadar ilerleyerek bronşit, astı gibi akciğer rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Ajanstan yapılan açıklamada “PM2.5 kaynaklı ölümler 2020 yılında 2019 yılına göre biraz artış gösterse de NO2 ve O3 kaynaklı ölümler azaldı,” ifadeleri yer aldı.

Ajans PM2.5 yoğunluğunda azalma olmasına rağmen pandemi nedeniyle ölümlerin artığına dikkat çekti.

Avrupa Birliği PM2.5 kaynaklı ölümleri 2030 yılına kadar 2005 yılına göre yüzde 55 oranında azaltmayı hedefliyor. 2020 yılında yüzde 45’lik bir gerileme yaşandığı için AÇA “Bu hız korunabilirse Avrupa Birliği söz konusu hedefine 2030 yılından önce ulaşacaktır,” yorumunda bulundu.

DSÖ’ye göre hava kirliliği dünya genelinde her yıl 7 milyon insanın erken ölümüne neden oluyor. Bu sigara ve kötü beslenme kaynaklı ölümlerle aynı seviyede olduğu anlamına geliyor.

Continue Reading

DÜNYA

İngiltere’ye göç edenlerin sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı

Published

on

İngiltere’de Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişinin ülkeye gelmesiyle bugüne kadarki en yüksek net göç rakamı kaydedildi.

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, geçen yıl İngiltere’ye, ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişi geldi ve 2015’te kaydedilen 390 bin rekoru kırıldı.

Ülkeye göç edenlerin sayısının tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde İngiltere’ye gelen toplam kişi sayısının 1,1 milyon olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, aynı dönemde, 45 bin İngiliz vatandaşı İngiltere’den ayrıldı.

“AFGANİSTAN, HONG KONG VE UKRAYNA’DAN GELENLER ARTIŞTA ETKİLİ OLDU”

ONS Uluslararası Göç Merkezi Direktörü Jay Lindop, söz konusu artışın, Afganistan, Hong Kong ve Ukrayna’dan gelen ve ülkede yaşama hakkı verilen çok sayıda mülteciden kaynaklandığını söyledi.

Lindop, salgın sırasında uzaktan eğitim gören uluslararası öğrencilerin İngiltere’ye gelişlerindeki artış ve insanların ailevi nedenlerle göç etmesi gibi nedenlerin de artışa katkıda bulunduğunu bildirdi.

Jay Lindop, “Bir dizi küresel gelişme, Haziran 2022’ye kadar olan 12 aylık süre içinde uluslararası göç kalıplarını etkiledi. Bütün bunlar birlikte ele alındığında, benzeri görülmemiş olaylardı.” diye konuştu.

İngiliz hükümeti, ülkeye girenlerin ve ülkeden ayrılanların sayısı arasındaki farkı azaltma sözü verdi.

Continue Reading

DÜNYA

Avrupa Konseyi’nden Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım çağrısı

Published

on

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısında bulundu.
Buric, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna’da savaşın başından bu yana, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet dahil savaş suçu iddialarına ilişkin artarak devam eden raporlar geldiğine işaret etti. Silahlı çatışmalar sırasında tecavüz ve cinsel şiddetin tarih boyunca hep var olduğunu ve tarihin tekerrür ettiğini belirten Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısı yaptı. Buric, “Bu yılki Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü kasvetli bir notla kutluyoruz. Ancak birçok üye devletin yerinden edilmiş milyonlarca kişiye sunduğu muazzam yardım da bize umut veriyor. Şimdiye kadar 7 milyonu aşkın mültecinin yüzde 90’ı cinsel şiddet ve insan ticaretine karşı özellikle savunmasız olan kadınlar, kız çocukları ve çocuklardır. Halihazırda, bu tür suçlardan muzdarip olanlara sunulan yardımı iyileştirmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız ve gelecekteki yardımlar için de hazırlıklı olmalıyız.” ifadelerini kullandı. Marija Pejcinovic Buric, cinsel istismar mağdurlarının aşağılanma, gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yanı sıra psikolojik ve fiziksel travmaya kadar çeşitli tehlikeli durumla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak hastaneler ve doktorların bu durumlara karşı çözüm geliştirecek donanıma sahip olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Buric, “toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” mağduru mültecilerin kendilerini rahat hissedecekleri ve anlayabilecekleri bir dilde (tercihen ana dilleri) desteğe ve danışmanlığa erişmeleri gerektiğini vurguladı. – Çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının uzun süreli sonuçları olabilir Buric, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun raporunda da yer aldığı üzere “çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının hemen etkisi olabileceği gibi uzun süreli sonuçlarının da olabileceğini” ifade etti. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) sahada mültecilerle çalışan sivil toplum örgütlerinden elde ettiği bilgilere göre kadınlar, kız çocukları ve çocukların insan ticareti riskleriyle karşı karşıya olduğu ifadelerine yer veren Buric, “İkinci mağduriyeti azaltmak ve kalıcı travmayı ele almak için özel danışmanlığa ihtiyaç duyulacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Buric, kendisinin Göç ve Mülteciler Özel Temsilcisi’nin Ukrayna’dan en çok mültecinin gittiği ülkelere yaptığı ziyaretlere dair raporlarda, bu ülkelerde savunmasız durumdaki kişilerden özellikle de cinsel istismar mağduru kadın ve çocukların tespit edilmesi gereğinin vurgulandığına dikkati çekti.

Continue Reading

Facebook