Kardeş ülkemiz de neler oluyor ? Turan Partisi Başkanı açıklıyor

Turan Parti G.Başkanı Cahandar Bayoğlu Son yaşanan olaylara rağmen anlaşılacağı üzere: Azerbaycana karşı olan düşman güçlerin uzantıları hem iktidara, hem de muhalefete öyle sarmışlardır ki, devletimizin varlığı tehlikededir dedi..

Bayoğlu yayınladığı basın bildirisinde şunları söyledi:

Düşman Güçlerin İşğal Ordusunun(DGİO) örgütlenmesinin büyük kısmı Azerbaycan’ın parçalandığı 1813, 1828. yıllara dayanan, kırmızı bolşeviklerin işğalı ilə daha güçlenen Rus Emperyal güçlerinin eli ile olmuştur. 20. yüzyılın sonunda Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Bağımsızlık yolunda mücadelesinde Rus Emperyal güçleri zayıflamamak için varlığını korumayı başardı . Bu asırda İran- fars şovenist yanlıları kendilerine şii’liği kullanarak,şii’lik şeriat düzeni adı altında teşkilatlanmayı başardılar.

Soros gibi küresel güçlerin Demokrasi anlamında demokratları ve Türk Kimliğiyle FETÖ’yü örgütledi. Tek başarılı olamadığı ülke Türkiye oldu. Türkiye’nin Azerbaycana, Azerbaycan’ın Türkiye’ye sevgisi bir millet olması nedeniyle bir rahatlık oldu.

Bence bu daha çok Türkiye’nin Devlet olarak Azerbaycan’ın bahımsızlığına hazırlıklı olmamasından dolayı, Fetö kimi örgütlerin eliyle kendisinin dış kuvvetler tarafından sarılmasıyla bağlıydı. Kolları kapanmış Türkiye serbest bırakılamadı. Bu güçler 1993 yılında Azerbaycan’ın ulusal lideri Elçibey’i cumhurbaşkanlığından uzaklaştırmayı başardılar. Daha deneyimli Haydar Aliyev bu güçlerle çevriliydi. Tüm yöntemlerle halkın dışına çıkan insanlar devlet binasından, siyasi örgütlerden uzaklaştırıldı.

Muhalif siyasi örgütlerin çoğu, demokrasi adı verilen Soros tipi kuryelerin kontrolü altında kuruldu. Rusya, İran, Fetullah iktidarı devirdi. Türkiye, muhalefetteki Elçibey,iktidarda Haydar Aliyev’le bağları koruyabildi. İşgal ordusunun kurulması, Azerbaycan’da artan çatışma halkın dayanışmasını, siyasi çevrenin liberalleşmesini engelledi. Bu güçler Ulusal uzlaşma kavramına dayanıyordu, Elçibey Kalaki’den Bakü’ye geldiğinde, Elçibey’deki mafya ile ittifakın bir gerçeklik haline geldiğini söyleyerek şantaja geçtiler. Bu güçler 1998’de Elçibey’deki muhalefetin tek bir aday olmasını engelledi.

Muhalefetin radikalleşmesi, ayaklarının iktidardaki pozisyonlarını güçlendirdi. 2000 yılında Elchibey’in, 2003 yılında Haydar Aliyev’in vefatı bu güçlerin alanını genişletti ve güçlendirdi.Bu güçler 2003 yıl devrimin yıkıcı görüntüsünde muhalefeti gösterdi ve iktidarda vazgeçilmezliğini sağladı.

Bu güçler iktidarın çoğunu ele geçirerek,kendi Başkanlarını göreve koymaya çalıştı ve başartı. Dış güçlerin işgal ordusunun başı, artik grey kardinal olarak adlandırılan Ramiz Anvaroviç idi. Ramiz Anvaroviç, Moskova, Tahran ve SOROS ve Fetullah Gülen’in tek temsilcisiydi. O, Rusya’nın güçlendirilmesi ile birlikte, Azerbaycan’da İran, SOROS ekonomik çıkarlarının garantörüydü. Ortada, büyük paralar döndü, bu paranın sayesinde Rusya İranlı generalleri finanse etti, ajanlar ağı, muhalif “Demokratlar” figürlerini bastırdı, temsilcileri getirdi.

Türkiye’nin tek bağlantı noktası Azerbaycan halkı ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev idi. İktidarı saranlar daha da güçlenmek için, zaman zaman kendi muhalif demokratlarını daha radikal davranışlara yönlendirdi ve sadık Kurtarıcının imajını dokunulmaz hale getirdi. Ezilmiş milliyetçiler, bağımsızlık askerleri, halk ve devlet idi. Bu politika Türkiye’de 2016 15 Temmuz FETÖ darbesine kadar devam etti. Türkiye’de fetullah Gülen’in yenilgisi çoktan başladı. Azerbaycan’da bulunan Fetöcüler tehditle karşı karşıya kaldı. Bu yüzden Ramiz Anvaroviç sayesinde manevralar yapıldı ve FETÖ olmayanlara FETÖ denildi. Türkiye bağımsız olunca yalanlar açığa çıktı. Bağımsız Türkiye güçlendikçe Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de güçlendi.

Bu politika Azerbaycan ve Türkiye’yi bir araya getirdi. Ekonomik bağlarımız daha da güçlendi. Bu güç karşısında, dış güçlerin işgal ordusu endişeliydi, Ramiz Anvaroviç çırpınıyordu. Böyle bir durumda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ramiz Enveroviç’i görevden alması gerekiyordu. Ramiz Anveroviç’in görevden alınma kararını almasına rağmen, muhalefet ve iktidardaki gücü yerinde idi. Son olarak, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev gücü bitmeyen bu örgütü mahv etmeye ve hapslere başlatdı.

Gündem’de Ramiz Anvaroviç’in hapsi de söz konusuydu.Böyle bir durumda Rusya sözde Ermenistan’dan Tovuz bölgesine saldırmaya geçti, Azerbaycan’ı karıştırdı ve iç kavğa oluşturulmasını uygulamaya başladı. Azerbaycan ordusunun ulusal güçleri bu saldırıdan önce ayağa kalktığında, Türkiye bir kardeş devlet olarak devreye geçdi. Savaş devam ederse Erivan’a gireceğiz, dedi ve ciddi bir direniş gösterdi. Savaşın fazla zarar vereceğini gören güçler geri çekildi. Türk ordusu Azerbaycan’da askeri tatbikatlar başlattı. Türkiye Azerbaycan askerlerinin ittifakına yaklaştı, ordumuz modern silahlarla donatıldı. Türkiye güçlendikçe Azerbaycan’da ulusal güçler yoğunlaştı. Azerbaycan Türk Konfederasyonu gündem hale geldi. Rus Silahlı Kuvvetleri işgal ordusu binlerce oyun oynamaya başladı ve bu oyunlar hala devam ediyor. Tek amaç, Türkiye’nin Azerbaycan’la yakınlaşmasını önlemek, işgal ordusunun ve dış güçlerin temsilcisinin konumunu korumaktır.

Rusya, İran, Erivan, Küresel gücler Feto işgal ordusunu ve Anvarovich güçlerinin liderini savunamadıkları için, bu güçleri muhalefette iktidarda yatan tek bir güç olarak yaratmaya çalıştılar .Bu kararın önündeki tek engel, bu politika için sosyal üslerin hazırlanmasıdır. Böyle bir politika, muhaliflerde bulunan bastırılmış, hakaret edilen sosyal üslerin onları ezenlerle birlikte kabul etmesini sağlamak için tasarlanmalıdır.

Bu siyasetin geçerli olmasını sağlamak çok önemli idi Bunun için Başkan ve ailesinin hedef alınması gerekiyordu, Anvaroviç mubariz kurbanların kurtarıcısı olarak ortaya çıktı. Bu süreç çoktan başladı. Anvaroviç harekete başladı ve muhalefet ile işbirliği için zemin hazırlıyordu. Şimdi her biri bir şey düşünüyor, gerçek Aliyevçileri Anvaroviç İlham Aliyev’e, gerçek Elçibey’çileri, “Demokratlar”In yalanlarına karşı ikna edebilecek mi? İşgal ordusunun yaklaşık 30 yıl sürede hedefi Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bağımsız Azerbaycan devleti, Azerbaycan Türk kardeşliği – birlik ve milliyetçi güçler(devlet gücü) idi. Bu durumda Azerbaycan’da iktidarın muhalefetle savaşda olması söz konusu deyil. Azerbaycan’da devleti koruyanlarla, devleti yok edenler arasında bir savaş hali var. Bu savaşta her zaman Elçibeyçilerin, Aliyevçilerin, halkın ve devletin güçlerinin ortak bir noktada birleşmesine inanıyorum.

Zaten bu savaş’da dış güçleri işgal ordusu devlete karşı kuvvet olarak kayb etmişdir… Yaşasın Bağımsız Birleşik Azerbaycan!

Cahandar Bayoğlu

Turan Parti G.Başkanı