Connect with us

GÜNDEM

Güney Kıbrıs’ta hellim konusu gündemden düşmüyor

Published

on

Güney Kıbrıs’ta hellim konusu gündem olmaya devam ediyor.

Fileleftheros gazetesi “Hellimin Kaybedilmesi Tehlikesi” başlıklı haberinde, Hukuk Dairesinin, Kıbrıs’ta hellim ismiyle tek ürün üretilmesine ilişkin yasanın uygulanmasının, Menşe İsmi Korumalı ürün standartlarının korunmasının olmazsa olmaz olduğunu bir kez daha açıkça dile getirdiği yazdı.

Gazete, Hukuk Dairesinin bu görüşünü dün gerçekleştirilen Meclis Tarım Komitesi toplantısında yinelediğini belirtti.

Habere göre Hukuk Dairesi temsilcisi, MİK olarak hellimin kaydedilmesi temelinde, tarımsal ürünlerin kalite sistemlerini düzenleyen Avrupa tüzüğünün ihlal edilmesi durumunda Avrupa Komisyonu’nun, üye devlete karşı ihlal sürecini başlatacağı uyarısında bulundu.

Hukuk Dairesi temsilcisi ayrıca ilgili tüzüğün uygulanmaması durumunda MİK’in “kullanılmaz hale gelmesi” olasılığının bulunduğu da ifade etti.

Gazete, Meclis Tarım Komitesinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile paydaşlar arasındaki toplantının hemen ardından ve diğer paydaşlarla hellim üretimi sürecini ele almadan önce gerçekleştirildiğine dikkati çekerken Tarım Bakanı Kostas Kadis’in de toplantı çerçevesinde açıklamalarda bulunduğunu yazdı.

Habere göre Tarım Bakanı Kostas Kadis, Anastasiadis’in ilgili yasanın uygulanacağını söylediğini ifade etti.

Kadis, MİK olarak hellim üretimine başlamak için bir sürece gereksinim olduğunu, çabanın ise piyasanın çalışması ve MİK şeklinde üretime başlamak olduğunu söyledi.

Mesajın, MİK şeklinde hellimin üretilmesi gerektiği yönünde olduğunu söyleyen Kadis, hükümetin niyetinin, küçük öneme sahip değişiklikleri ileriye götürmek olduğunu da belirtti.

Değişikliklerle ilgili Rum Yönetimi’nin görüşeceği dosyanın özelliklerinin ırklar, şekil, lisans ve ağırlıkla ilgili olacağını belirten Kadis, peynir üreticilerinin başka bir isimdeki peyniri uygun fiyata satamayacağı konusunu da hikaye olarak nitelendirdi.

Kadis, hükümetin amacının, uzman görüşün uygulanması, kontrol sisteminin tek bir  organizasyon altında entegre edilmesi olduğunu belirtti.

Kadis açıklamasında ayrıca denetimin doğru bir şekilde yapılmayacağına dair herhangi bir şüphenin bulunmayacağını da ifade etti.

Ticaret Bakanı Natasa Pilidu ise yaptığı açıklamada, tüm peynir üreticilerinin, MİK’e entegre edilmesi gerekliliğinden bahsederek herhangi bir gecikmesinin de prosedürel olduğunu belirtti.

Hükümetin niyetinin süt üretimini artırmak olduğunu belirten Pilidu, MİK standartlarını uygulamayan ürünlerin hellim ismini taşımayacağını, MİK şeklindeki hellimle ilgili tüm denetimlerin Bureau Veritas tarafından yapılacağını söyledi.

Pilidu, MİK ibaresini taşımayan ürünlerin hellim ismini almayacağını, Avrupa pazarına ve üçüncü ülkelere hitap eden ürünlerle ilgili ticari markada, MİK logosunun yanında kullanılmasının mümkün olduğunu belirtti.

-Milletvekilleri yasanın uygulanmasını istedi

Gazete aynı haberinin içerisinde Hukuk Dairesinin toplantı çerçevesinde görüşlerini yinelemesinin ardından, milletvekillerinin MİK ile ilgili yasanın derhal uygulanmasını talep ettiğini yazdı.

Habere göre Meclis Tarım Komitesi Başkanı Yiannakis Gavriil hayvan besicilerinin hayatta kalmasına ilişkin tek yolun, yasanın uygulanması olduğuna işaret etti.

Gavriil, yasanın uygulanmasında yaşanan gecikme nedeniyle Rum Yönetimi’nin AB yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabileceğini de ifade etti.

-Kadis

Alithia gazetesine göre Tarım Bakanı Kostas Kadis toplantı sonrasında yaptığı açıklamada hükümetin, hellim patentinin tescili için kararlılıkla mücadele ettiğini ve bunu başardığını, aynı kararlılıkla da MİK olarak hellim üretiminin doğru bir yola sokulması için de tüm sorunları çözeceklerini ifade etti.

Hukuk Dairesi’nin görüşünün yol gösterici olduğunu, Anastasiadis’in de peynir üreticilerine yasanın uygulanması gerektiğini açıkça dile getirdiğini söyleyen Kadis, tüm sektörleri etkileyen prosedürel sorunların bulunduğunu belirtti.

MİK’in uygulanmasının uzatılmasına ilişkin talebin sorulması üzerine Kadis, Avrupa Komisyonu’na bir dosyanın öngörülerinin uygulaması için on yıla kadar süre verme olanağı tanıyan tüzüğün bulunduğunu belirterek Güney Kıbrıs için bu sürenin 2024’te sona erdiğini ifade etti.

Kadis sözlerinin devamında, Avrupa düzeyinde,  istisnai durumlara ilişkin olanağın ele alındığını belirterek, hellimi,  “Avrupa Komisyonu, 2029 veya 2030’a kadar süre tanıma olanağına sahiptir” şeklinde nitelendirdi.

Kadis, bunun, üreticilere yeni olgulara adapte olması için zaman kazandırmayı başarmak için hükümetin girişimde bulunacağı bir şey olduğunu söyledi.

Advertisement

GÜNDEM

Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı…

Published

on

Doğu kesimlerinde yarın yağışların etkili olması bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, yağışların yarın ülkenin doğu kesimlerinde kuvvetli olabileceği uyarısında bulundu. Daireden yapılan duyuruda, bu gece yarısından itibaren 24 saat içinde beklenen gök gürültülü sağanak yağışların özellikle doğu kesimlerde kuvvetli olacağı, metrekareye 21 ile 50 kilogram yağış düşebileceği belirtilerek, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlar ve yetkililerden tedbirli olmaları istendi.

Continue Reading

GÜNDEM

Uyuz Hastalığı hakkında uyarı yapıldı

Published

on

15-20 dakika süren temasla bulaşır. Tedavi 1 hafta arayla iki doz şeklinde uygulanır
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) ülkede son dönemde artış gösterdiğini belirttiği uyuz hastalığı ile ilgili halkı bilgilendirdi. KTTB Yönetim Kurulu üyesi Şenol Beydola yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre uyuz hastalığının dünya çapında yaklaşık 200 milyon insanı etkilediğini, tüm dünyada görülebildiğini ancak sıcak, tropikal ve nüfus yoğunluğu fazla olan ülkelerde daha sık görüldüğünü kaydetti.

Uyuzun, insan gözüyle fark edilemeyen bir parazitin neden olduğu çok kaşıntılı ve bulaşıcı bir deri hastalığı olduğuna dikkat çeken Beydola, “Kişiden kişiye, aynı yatakta yatma ve ortak giysilerin kullanılması gibi 15- 20 dakika süren yakın temasla bulaşır. Sadece tokalaşma ile bulaşması kolay değildir.

Okul, kışla, huzurevi gibi toplu olan alanlarda, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda, çocuk ve yaşlılarda bulaşma daha kolaydır” bilgisini paylaştı. -Hastalığın belirtileri Parazit kişiye geçtikten 4-6 hafta sonra ortaya çıkan, özellikle geceleri ve sıcakta artan kaşıntının, hastalığın en önemli belirtisi olduğunu ifade eden Beydola, kaşıntının en çok el parmak araları, el bileğinin iç yüzü, koltuk altları gibi derinin daha ince olduğu bölgelerde şiddetli olduğuna dikkat çekti. Kadınlarda meme uçları ve çevresi, erkeklerde genital bölge kaşıntılarının çok tipik olduğunu vurgulayan Beydola, erişkinlerde avuç içi ve ayak tabanları, yüz ve boyun bölgesi genellikle tutulmazken, bebeklerde ve çocuklarda bu alanlarda da kaşıntı ve hastalığa ait deri bulguları görüldüğüne işaret etti.

Hastalığa ait en belirgin cilt lezyonu, en sık parmaklar arasında gözlenen, parazitin içinde yaşadığı beyaz renkli, 1-10 mm uzunluğundaki tünel olarak adlandırılan yapılar olduğunu belirten Beydola, bunun dışında deride kaşınmaya bağlı kaşıntı izleri, küçük kabarcıklar ve kepekli-kabuklu lezyonlar görülebildiğini kaydetti. -Ne zaman doktora başvurulmalı? Yeni başlayan, özellikle gece artış gösteren, sıcak ortamlarda tetiklenen kaşıntı durumlarında ve uyuz tanısı almış kişilerle temas öyküsü varsa deri ve zührevi hastalıkları uzmanlarına başvurulmasının uygun olacağını belirten Beydola, tedavi yöntemlerini de şöyle sıraladı:

“Uyuz vücuda uygulanan krem ve losyonlar ile tedavi edilmektedir. Tedavi 1 hafta arayla 2 doz şeklinde uygulanır. 2. Doz sonrası tedavi tamamlanmış sayılır. Vücuda sürülerek uygulanacak olan tedavinin tüm vücut yüzeyine herhangi bir boş alan bırakmaksızın uygulanmasına dikkat edilmelidir. Son 1 hafta içinde kullanılmış tüm kıyafet, çamaşır ve nevresim takımlarının en az 60 derecede yıkanması ve ütülenmesi gereklidir. Yıkanamayacak eşyaların ağzı bağlı olan poşet içerisinde 3-4 gün saklanması yeterli olacaktır. Uyuz akarlarının insan vücudu dışında 3-4 günden fazla yaşayamadığı bilinmelidir.

Tedavi başarısını etkileyen en önemli faktör, aynı yaşam ortamını paylaşan tüm aile bireylerinin, o anda aktif şikayeti olmasa bile aynı anda tedavi edilmesidir. Başarılı bir tedavi sonrasında dahi kaşıntı ve hastalık bulgularının 2-6 hafta kadar devam edebileceği unutulmamalıdır.” Hastalıktan korunma yolları Uyuzdan direkt korunmanın tek yolunun hastalık bulaşmış kişilerle yakın temas etmemek ve ortak giysi veya yatak gibi eşyalar kullanmaktan kaçınmak olduğunu vurgulayan Beydola, “Uyuz bulaşını engelleyecek en önemli adım, bulaşan kişiyle yaşayan aile bireylerinin tedavi olmasıdır” dedi. Beydola, okullarda herhangi bir öğrencide uyuz tespit edilmesi durumunda ise, kişiye yakın fiziksel teması olan herkesin şikayeti olsun veya olmasın hemen tedavi edilmesi gerektiğini, tedaviyi aldıktan bir gün sonra çocukların okullarında eğitimlerine devam edebileceğini, pestisit spreyleri ile çevresel ilaçlamanın gereksiz olduğunu ve önerilmediğini ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Erdoğan’dan İslam dünyasına çağrı: Zulme sessiz kalmayın

Published

on

İstanbul’da İSEDAK toplantısına katılan T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Dünyanın neresinde bir zulüm varsa çatışma varsa açlıktan ve susuzluktan ölen masum varsa vebali hepimizin üzerinedir” diyerek İslam dünyasına ”Zulme sessiz kalmayın” çağrısında bulundu.
T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 38. Toplantısı Açılış Programı’na katıldı. Erdoğan’ın oradaki konuşmasından öne çıkanlar:

”Bizler paylaşmanın bereketine, dayanışmaya inanan bir medeniyetin mensuplarıyız. Dillerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da aynı büyük ailenin üyesiyiz.

Dünyanın neresinde bir zulüm varsa çatışma varsa açlıktan ve susuzluktan ölen masum varsa vebali hepimizin üzerinedir. Her ailede olduğu gibi fikir ayrılıkları doğabiliyor. İslam ümmeti olarak bizim kardeşliğimiz, her türlü anlaşmazlığın, her türlü fikir ayrılığının üstesinden gelecek güce ve dirayete sahiptir. Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için ilk günden itibaren yoğun çalışma yürüttük. Karadeniz üzerinden tahıl koridoru ve esir takasını hayata geçirerek diplomatik çözümün mümkün olduğunu gösterdik.

11 milyon tonu aşkın tahılın Karadeniz üzerinden sevkini gerçekleştirdik. 19 Kasım’dan itibaren 120 gün uzatılmasını Afrikalı kardeşlerimizin sıkıntısını bir nebze olsun azaltacağına inanıyoruz. Tedarik zincilerindeki kırılmara hala kalıcı çözüm bulunmadı. Faizleri yükselterek enflasyonu kontrol altına alma çabaları henüz beklenen etkiyi veremedi. Hayat pahalılığının sebep olduğu ekonomik sebeplerden hepimiz etkileniyoruz. Bu süreci başarılı bir şekilde yürütsek de zorlukları biz de hissediyoruz.

BATI’YA SERT TEPKİ

Batılı siyasetçilerin oy devşirmek, başarısızlıklarını örtmek için sıkça İslam karşıtlığına başvuruyor. Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar mesele Müslüman kadınlar olunca en faşist uygulamaları devreye almaktan çekinmiyor. Yunanistan’daki Müslüman Türk azınlığına yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalar artarak devam ediyor. İslam ümmetinin ayrılmaz parçası Kıbrıs Türkleri’nin maruz kaldığı ayrımcılıklara karşı destek vereceğinize inanıyorum. Suriye’nin çatışma, insani kriz, terör sarmalından kurtulması için İslam ülkeleri daha güçlü irade koymalı siyasi çözüm çabalarına etkin destek vermelidir”

Continue Reading

Facebook