Connect with us

DÜNYA

Gizemli hastalığa karşı bunlara dikkat edin!

Published

on

Dünyayı etkisi altına alan Covid- 19 pandemisinden sonra farklı ülkelerde çocuklarda ortaya çıkan, gizemli hepatit olarak bilinen, etkeni bilinmeyen hepatit hastalığı endişeye yol açıyor. Şu ana kadar 169 çocukta görülen etkeni bilinmeyen hepatit hastalığının tam olarak nedeni belirlenemiyor.

Ancak yapılan incelemelerde hastaların 20’sinde Covid-19, 74’ünde de ise adenovirüs tespit edildiği bildiriliyor. Özellikle ishal olan çocukların altının değiştirilmesinden sonra ellerin sabun ve suyla yıkanması, solunum yolu hijyenine dikkat edilmesi ve hasta kişilerle temastan kaçınılması alınacak önlemlerin başında geliyor.
Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Soysal, etkeni bilinmeyen hepatit hastalığı hakkında bilgi verdi.

 

İlk olarak İskoçya’da ortaya çıktı

Nisan ayının başında ilk olarak İskoçya’da 13 çocukta, ateş olmadan kusma ve karın ağrısı şikayetiyle ortaya çıkan etkeni bilinmeyen hepatit hastalığı kısa sürede endişeye yol açan boyutlara ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü 23 Nisan tarihinde yayınladığı raporunda, dünyada 169 tane etkeni bilinmeyen çocuklarda hepatit olgusu olduğunu açıkladı. İngiltere-Kuzey İrlanda, İspanya, İsrail, ABD, Danimarka, İrlanda, Hollanda, İtalya, Norveç, Fransa, Romanya ve Belçika’da belirlenen nedeni belirlenemeyen hepatit hastası çocukların yaklaşık 17 tanesinde karaciğer nakli gerçekleştirildi. Bu, yaklaşık olarak yüzde 10’luk bir orana denk gelmektedir ve akut hepatit vakaları için yüksek kabul edilebilecek bir orandır.

Adenovirüs şüphesi

Karaciğer enzimlerinin çok yüksek olmasıyla karakterize olan hepatit hastalığında çocuklarda sarılık gözlemlenmektedir. Hepatit A, Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D veya Hepatit E gibi sık bilinen hepatit virüslerinin 169 hasta çocukta tespit edilmemiş olması da altı çizilmesi gereken bir durumdur. Çocuklarda ortaya çıkan etkeni bilinmeyen hepatit hastalığının yaklaşık yüzde 10’u ağır seyretmektedir. Yapılan çalışmalarda 169 çocuk hastanın 74’ünde adenovirüs, 20’sinde ise Covid- 19 tespit edilmiştir. Adenovirüs belirlenen çocukların 18’inde de adenovirüs -41 denilen alt tipi belirlenmiştir. Rapor edilen hasta çocukların hiçbirisinin Covid -19 aşısı olmaması da ortaya çıkan hepatit hastalığının aşı ile bağlantısının olmadığını ortaya koymaktadır. Hasta çocuklarda adenovirüs oranının fazla olması, şüpheyi bu yönde artırmaktadır. Ancak daha önce sağlıklı çocuklarda ortaya çıkan adenovirüs genellikle kendi kendine geçen bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Adenovirüslerin bilinen 80 alt tipi mevcuttur. Adenovirüs 41 tipi sıklıkla çocuklarda ishal ve kusmaya neden olan bir virüs olup, aynı zamanda üst solunum yolu enfeksiyonu bulgularına da neden olabilmektedir. Sağlıklı çocuklarda selim seyirli olan bu virüs bugüne kadar sağlıklı ve kronik hastalığı olmayan çocuklarda karaciğer nakline kadar gidecek olan bir hepatit tablosuna yol açmamıştır. Şu ana kadar 1 ay ile 16 yaş arasındaki çocuklar arasında görülen nedeni belirlenemeyen hepatitte çocukların hiçbirisinin seyahat öyküsünün olmaması da dikkat çekilen noktalar arasındadır.

Bu belirtilere dikkat edin

Nedeni belirlenemeyen hepatit hastalığı daha çok ateş olmadan kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle ortaya çıkmaktadır. Şu ana kadar salgın olarak değerlendirilmeyen bu hepatit hastalığında adenovirüs oranındaki artışa dikkat çekilmektedir. 80’den fazla virüsten oluşan adenovirüsler tüm sistemleri tutabilmektedir. Adenovirüs, hastalarda farklı şikayetlere neden olabilmektedir. Bazı hastalarda konjonktivit ( kırmızı göz hastalığı), bazı hastalarda ateş ve orta kulak iltihabı şeklinde kendini belli eden adenovirüsler; zatürre, üst solunum yolu enfeksiyonu, ishal, karın ağrısı, hemorajik sistit, menenjit gibi ağır tablolara neden olabilmektedir.

 

Hijyeni ihmal etmeyin

Nedeninin tam olarak bilinmemesinden dolayı her geçen gün endişeye sebep olan gizemli hepatit hastalığında hijyen kurallarına dikkat edilmesi alınacak önlemlerin başında yer almaktadır. Özellikle el hijyeni (ellerin su ve sabun ile yıkanması), hasta olan kişinin temas ettiği yüzeylerin temizliği ve solunum yolu hijyeni (hapşırma ve öksürme anında ağız ve burunun mendil ile kapatılması, odaların sık sık havalandırılması) ihmal edilmemelidir. İshal olan çocukların altının değiştirilmesinden sonra su ve sabunla ellerin iyi bir şekilde yıkanması önemlidir. Hasta insanlarla yakın temastan kaçınılması gerekmektedir. Anne babaların özellikle dikkat etmesi gereken konuların başında, çocukların dışkı ve idrar rengindeki değişiklik, gözlerde ve ciltte ortaya çıkan sarılık gelmektedir. Bu belirtilerin ortaya çıkması durumunda karaciğer fonksiyonlarına detaylı şekilde bakılması ve hepatit testi yapılması gerekmektedir.

Continue Reading
Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

DÜNYA

DSÖ’den cinsel temas uyarısı!

Published

on

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) maymun çiceği virüsü şu ana kadar 19 ülkede doğrulandığını ve toplam 131 vakanın tespit edildiğini duyurdu. Bununla birlikte, DSÖ yetkilileri, şu ana kadar yapılan araştırmaların, hastalığın ana yayılma nedeninin cinsel ilişki olduğunu gösterdiğini açıkladı. Ancak, uzmanlar virüsün, insan vücudu dışında kararlı olduğunu, battaniye ve kıyafet gibi eşyalarda hayatta kalabileceği konusunda uyardı. Bu tip bir bulaşmanın kalabalık nüfuslu şehirler için yıkıcı olabileceği bel

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan açıklamada,  ilk vakanın 7 Mayıs’ta genellikle yayıldığı ülkeler dışında bildirilmesinden bu yana Avrupa, ABD, Kanada, Avustralya, Danimarka ve İsrail dahil olmak üzere 19 ülkede, 131 onaylanmış maymun çiçeği vakası ve 106 şüpheli vaka bulundığı belirtildi. DSÖ, salgının olağandışı olmasına rağmen “kapsayıcı” olmaya devam ettiğini ve üye devletleri salgınla nasıl başa çıkılacağı konusunda daha fazla tavsiye ile desteklemek için daha fazla toplantı yapılacağını aktardı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)  etkilileri tarafından yapılan açıklamada, Kuzey Amerika ve Avrupa’da maymun çiçeği virüsünün öncelikle eşcinsel erkekler arasındaki cinsel ilişki ile  yayıldığını açıklandı.

Salgın, geçen hafta Avrupa ve Kuzey Amerika’da hızla ilerledi ve vaka sayısının artması bekleniyor. DSÖ, İngiltere’deki  2 doğrulanmış ve bir şüpheli maymun çiçeği vakasının sadece 10 gün önce kuruma  bildirildiğini ve bunların  virüsün son 40 yılda genellikle düşük seviyelerde dolaştığı Afrika dışında ilk vakaların olduğunu açıkladı.

 

DSÖ’nün çiçek hastalığı araştırmasını yürüten Dr. Rosamund Lewis, “Son beş yılda Avrupa’da sadece gezginlerde birkaç vaka gördük, ancak Afrika’nın endemik bölgelerine seyahat etmemiş insanlarda aynı anda birçok ülkede vakaları ilk kez görüyoruz” diye konuştu.

Bununla birlikte, Avrupa ülkeleri kıtada şimdiye kadarki en büyük maymun çiçeği salgını haline gelen onlarca vakayı doğruladı. ABD ve Kanada’da şu ana kadar en az beş onaylanmış veya varsayılan vaka tespit edildi. Belçika, maymun çiçeği hastaları için 21 günlük zorunlu bir karantina başlattı.

DSÖ, virüse bakmak, en fazla risk altında olanları belirlemek ve bulaşmasını incelemek için geçen hafta sonu video konferans yoluyla bir acil durum toplantısı düzenledi. Kurumun virüsle savaşmak, mevcut riskleri ve tedavileri daha kapsamlı bir şekilde incelemek için önümüzdeki hafta maymun çiçeği üzerine ikinci bir küresel toplantı yapacak.

 

Herkese bulaşabilir

Diğer taraftan, DSÖ’nün uzmanları, virüsün kendisinin genellikle meni ve vajinal sıvılar yoluyla yayılan cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olmamasına rağmen, vakalardaki en son artışın diğer erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkekler arasında yayılmış gibi göründüğünü ve herkese bulaşabileceğini vurguladı.

 

DSÖ’ye HIV, hepatit ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunda tavsiyede bulunan Andy Seale, ”Birçok hastalık cinsel temas yoluyla bulaşabilir. Cinsel temas yoluyla öksürebilir veya grip  olabilirsiniz, ancak bu gribin cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğu anlamına gelmez” dedi.

Seale, “Maymun çiçeği virüsü, virüs  bulaşmış insanlarla, hayvanlarla veya malzemelerle yakın temas yoluyla yayılır. Vücuda yaralı deri, solunum yolu, göz, burun ve ağız yoluyla girer. İnsandan insana bulaşmanın solunum damlacıkları yoluyla da gerçekleştiğine inanılsa da, damlacıklar birkaç metreden fazla gidemediği için uzun süreli yüz yüze temas gerektirir” dedi.

“İnsan vücudu dışında oldukça kararlı bir virüs”

CNBC’nin “Squawk Box” adlı programında konuşan Dr. Scott Gottlieb ise “Maymun çiçeği virüsü, insan konakçısının dışında süper kararlı bir virüs, bu nedenle battaniye gibi nesneler ve bunun gibi şeyler üzerinde yaşayabilir. Böylece insanların kıyafet denemek konusunda isteksiz hale geldiği durumları görebilirsiniz. Bu tip durumlar,  New York gibi kalabalık şehirlerde yıkıcı hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Maymun çiçeği virüsü nasıl bulaşıyor?

“Maymun çiçeği”, enfekte biriyle yakın temas halinde bulaşıyor. Virüs, vücuda, deri üzerindeki yara ve çatlaklardan, solunum yoluyla ya da ağız, burun ve gözden giriyor. Virüs, maymun, fare, sincap gibi enfekte hayvanlarla temas ile de bulaşıyor. Kıyafet ya da yataktan da geçmesi mümkün.

 

Çiçek aşıları virüse karşı yüzde 85’e kadar etkili

Maymun çiçeği vakalarının başka ülkelere yayılarak küresel salgına dönüşme ihtimali tartışılırken, virüsün ölüm riskine karşı etkili bir aşının olup olmadığı da merak ediliyor.

Konuya ilişkin İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, maymun çiçeği virüsü için özel bir aşı olmadığını, ancak çiçek hastalığı aşısının bir miktar koruma sağladığını belirterek, ihtiyaç duyulanlara aşının teklif edildiği bilgisini paylaştı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri de çiçek hastalığını yok etmek için kullanılan aşıların maymun çiçeği virüsü hastalığına karşı da yüzde 85’e kadar etkili olduğunu gösteriyor.

 

 

Continue Reading

DÜNYA

Maymun çiçeği virüsü bir ülkede daha görüldü

Published

on

Çiçek virüsünün bir türü olan “maymun çiçeği” hastalığı son olarak Avusturya’da görüldü. Başkent Viyana’da maymun çiçeği virüsü tespit edilen bir kişi karantinaya alındı.

Avusturya’nın başkenti Viyana’da hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki kişide maymun çiçeği virüsünün tespit edildiği bildirildi.

Viyana Sağlık Birimi Sözcüsü Nina Brenner-Küng, basına yaptığı açıklamada, dün gece maymun çiçeği virüsü semptomları taşıyan bir kişinin karantina altına alındığını, olası temas kurduğu kişilere ulaşılmaya çalışıldığını belirtti.

Brenner-Küng, hastanın ateşinin olduğunu, ciltte döküntü oluştuğunu ve yapılan test sonucunda çiçek virüsünün tespit edildiğini söyledi.

​​​​​​​Brenner-Küng, 35 yaşındaki hastanın sağlık durumunun stabil olduğunu, ten renginin değiştiğini ve hafif grip olduğu bilgisini paylaştı.

MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ 

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), şimdiye kadar 80 maymun çiçeği vakasını doğrularken 50 vaka henüz araştırılıyor.

Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Virüsün Kongo türünün yüzde 10’a kadar ölüm riski bulunurken Batı Afrika türünün her 2 vakadan birinde yüzde 1 ölüm oranına sahip olduğu biliniyor.

Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.​​​​​​​

Continue Reading

DÜNYA

Mescid-i Aksa için skandal karar

Published

on

İsrail mahkemesi skandal bir karara imza atarak, Yahudilerin Mescid-i Aksa’da “yüksek sesle ibadetine” onay verdi. Filistin, kararı “Açık bir dini savaş ilanı” olarak değerlendirdi. İsrail yönetimi ise, kararı temyize götüreceğini açıkladı.
İsrail mahkemesi tepki çeken bir adım attı. Yahudi yerleşimcilere, Mescid-i Aksa’ya baskınları sırasında “yüksek sesle ibadet etmelerine” ve “bazı ritüelleri gerçekleştirmelerine” izin verilmesi yönünde karar verdi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı bu kararı kınayarak, “Karar, statükoya karşı bir darbedir. Açık bir dini savaş ilanıdır” açıklamasını yaptı.

Kararın, İsrail’deki yargı ve mahkemelerin, işgalin bir parçası olduğunun yeni bir kanıtı olduğu vurgulandı.

Ürdün: İsrail Mahkemesinin kararı uluslararası kararları deliyor

Konuya dair Ürdün’den de “tehlikeli bir ihlal” uyarısı geldi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, kararın Kudüs ile ilgili uluslararası yasal kararları açıkça delmek anlamına geldiğini vurguladı.

İsrail hükümeti ise statükoya dair herhangi bir değişikliğin olmadığını savundu.

Mahkeme kararının davadaki kişiler hakkında olduğu ve “Mescid-i Aksa’da genel olarak ibadet hürriyetini kapsamadığı” belirtildi.

Söz konusu kararın Mescid-i Aksa’da ibadet özgürlüğü konusunda daha geniş çaplı bir karar alma yetkisinde olmadığı, kararın temyize taşınacağı ifade edildi.

Continue Reading
Advertisement 

Facebook