Connect with us

DÜNYA

DSÖ’den maymun çiçeği açıklaması

Published

on

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Afrika ülkeleri hariç 30’dan fazla ülkede 550’yi aşkın maymun çiçeği virüsü vakası bildirildiğini açıkladı.

DSÖ Çiçek Hastalıkları Sekreterliği Başkanı Dr. Rosamund Lewis, hastalığın endemik salgın olarak kabul edildiği Afrika ülkeleri dışında 30’un üzerinde ülkede görüldüğünü, 550’den fazla da doğrulanmış vaka kaydedildiğini söyledi.

Lewis, “Salgının aynı anda birden fazla yerde gerçekleştiği göz önüne alındığında, gördüğümüz şey gerçekten farklı. Böyle bir durum daha önce görülmedi” dedi.

DSÖ’nün salgının kaynağını ve kontrol altına almak için çok geç olup olmadığını bilmediğini söyledi. Lewis, enfekte kişilerin son haftalarda başkalarıyla temas ederek virüsü bulaştırmış olma ihtimali nedeniyle vaka sayılarında artış görmeyi beklediklerini de sözlerine ekledi.

Son olarak Fas’ta ilk maymun çiçeği vakası tespit edildi.NİJERYA’DA VAHŞİ HAYVAN ETİ SATIŞINA YASAK

Nijerya, maymun çiçeği virüsünün yayılmasını önlemek amacıyla vahşi hayvan eti satışını yasakladı.

Tarım Bakanı Muhammed Ebubekir, ülkede tüm vahşi hayvan avcıları ve tacirlerine iş durdurma talimatı verdi.

Şimdiye kadar 21 vakanın görüldüğü ülkede, virüs nedeniyle ilk ölüm mayıs sonunda görülmüştü.

Ülke genelinde fare, antilop, vahşi domuz, yılan ve şempanze gibi hayvanların etlerinin satıldığı çok sayıda pazar bulunuyor.Virüsün vahşi hayvan eti tüketilmesiyle bulaştığına dair kanıt olmasa da kararın önlem amacı taşıdığı belirtiliyor.

VİRÜS  KONGO VE BATI AFRİKA TÜRÜ OLARAK İKİYE AYRILIYOR

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Liberya, Nijerya, Kongo Cumhuriyeti ile Sierra Leone’de bu yıl 1392 şüpheli ve 44 doğrulanmış maymun çiçeği vakası bildirildi.

Endemik bir virüsün neden olduğu nadir hastalıklardan biri olarak bilinen maymun çiçeği, Kongo ve Batı Afrika türü olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Genellikle hayvandan insana ve nadiren insandan insana yakın temasla bulaşan virüs, vücutta yüksek ateş ve kaşıntılı kabarcıklara yol açabiliyor.

DÜNYA

Hava kirliliği 2020’de AB genelinde 238 bin kişinin erken ölümüne yol açtı

Published

on

Avrupa Çevre Ajansı, (AÇA) 2020 yılında Avrupa Birliği genelinde 238 bin kişinin havadaki küçük parçacıkların neden olduğu kirlilik nedeniyle erken hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bir önceki yıla göre hafif bir artış gözlense de ajans genel oranın 2005 yılının yüzde 45 altında olduğunu vurguladı. Bu gerileme hızı sürdürülebilirse Avrupa Birliği sıfır kirlilik hedefine 2030 yılından önce varabilecek.

Genel olarak otomobil egsozlarından ve kömürle çalışan termik santrallerden çıkan dumandaki küçük partikül maddeler PM2.5 olarak adlandırılıyor. Çok küçük oldukları için bu parçacıklar akciğer kanallarına kadar ilerleyerek bronşit, astı gibi akciğer rahatsızlıklarına yol açabiliyor.

Ajanstan yapılan açıklamada “PM2.5 kaynaklı ölümler 2020 yılında 2019 yılına göre biraz artış gösterse de NO2 ve O3 kaynaklı ölümler azaldı,” ifadeleri yer aldı.

Ajans PM2.5 yoğunluğunda azalma olmasına rağmen pandemi nedeniyle ölümlerin artığına dikkat çekti.

Avrupa Birliği PM2.5 kaynaklı ölümleri 2030 yılına kadar 2005 yılına göre yüzde 55 oranında azaltmayı hedefliyor. 2020 yılında yüzde 45’lik bir gerileme yaşandığı için AÇA “Bu hız korunabilirse Avrupa Birliği söz konusu hedefine 2030 yılından önce ulaşacaktır,” yorumunda bulundu.

DSÖ’ye göre hava kirliliği dünya genelinde her yıl 7 milyon insanın erken ölümüne neden oluyor. Bu sigara ve kötü beslenme kaynaklı ölümlerle aynı seviyede olduğu anlamına geliyor.

Continue Reading

DÜNYA

İngiltere’ye göç edenlerin sayısı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı

Published

on

İngiltere’de Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişinin ülkeye gelmesiyle bugüne kadarki en yüksek net göç rakamı kaydedildi.

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, geçen yıl İngiltere’ye, ülkeden ayrılanlardan 504 bin daha fazla kişi geldi ve 2015’te kaydedilen 390 bin rekoru kırıldı.

Ülkeye göç edenlerin sayısının tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı Haziran 2021-Haziran 2022 döneminde İngiltere’ye gelen toplam kişi sayısının 1,1 milyon olduğu belirtiliyor.

Öte yandan, aynı dönemde, 45 bin İngiliz vatandaşı İngiltere’den ayrıldı.

“AFGANİSTAN, HONG KONG VE UKRAYNA’DAN GELENLER ARTIŞTA ETKİLİ OLDU”

ONS Uluslararası Göç Merkezi Direktörü Jay Lindop, söz konusu artışın, Afganistan, Hong Kong ve Ukrayna’dan gelen ve ülkede yaşama hakkı verilen çok sayıda mülteciden kaynaklandığını söyledi.

Lindop, salgın sırasında uzaktan eğitim gören uluslararası öğrencilerin İngiltere’ye gelişlerindeki artış ve insanların ailevi nedenlerle göç etmesi gibi nedenlerin de artışa katkıda bulunduğunu bildirdi.

Jay Lindop, “Bir dizi küresel gelişme, Haziran 2022’ye kadar olan 12 aylık süre içinde uluslararası göç kalıplarını etkiledi. Bütün bunlar birlikte ele alındığında, benzeri görülmemiş olaylardı.” diye konuştu.

İngiliz hükümeti, ülkeye girenlerin ve ülkeden ayrılanların sayısı arasındaki farkı azaltma sözü verdi.

Continue Reading

DÜNYA

Avrupa Konseyi’nden Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım çağrısı

Published

on

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısında bulundu.
Buric, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna’da savaşın başından bu yana, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet dahil savaş suçu iddialarına ilişkin artarak devam eden raporlar geldiğine işaret etti. Silahlı çatışmalar sırasında tecavüz ve cinsel şiddetin tarih boyunca hep var olduğunu ve tarihin tekerrür ettiğini belirten Buric, Ukrayna’daki cinsel şiddet mağdurlarına yardım edilmesi çağrısı yaptı. Buric, “Bu yılki Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü kasvetli bir notla kutluyoruz. Ancak birçok üye devletin yerinden edilmiş milyonlarca kişiye sunduğu muazzam yardım da bize umut veriyor. Şimdiye kadar 7 milyonu aşkın mültecinin yüzde 90’ı cinsel şiddet ve insan ticaretine karşı özellikle savunmasız olan kadınlar, kız çocukları ve çocuklardır. Halihazırda, bu tür suçlardan muzdarip olanlara sunulan yardımı iyileştirmek için çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız ve gelecekteki yardımlar için de hazırlıklı olmalıyız.” ifadelerini kullandı. Marija Pejcinovic Buric, cinsel istismar mağdurlarının aşağılanma, gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yanı sıra psikolojik ve fiziksel travmaya kadar çeşitli tehlikeli durumla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak hastaneler ve doktorların bu durumlara karşı çözüm geliştirecek donanıma sahip olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Buric, “toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” mağduru mültecilerin kendilerini rahat hissedecekleri ve anlayabilecekleri bir dilde (tercihen ana dilleri) desteğe ve danışmanlığa erişmeleri gerektiğini vurguladı. – Çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının uzun süreli sonuçları olabilir Buric, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin denetim organı GREVIO’nun raporunda da yer aldığı üzere “çatışma bölgelerinde cinsel şiddet vakalarının hemen etkisi olabileceği gibi uzun süreli sonuçlarının da olabileceğini” ifade etti. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) sahada mültecilerle çalışan sivil toplum örgütlerinden elde ettiği bilgilere göre kadınlar, kız çocukları ve çocukların insan ticareti riskleriyle karşı karşıya olduğu ifadelerine yer veren Buric, “İkinci mağduriyeti azaltmak ve kalıcı travmayı ele almak için özel danışmanlığa ihtiyaç duyulacaktır.” değerlendirmesinde bulundu. Buric, kendisinin Göç ve Mülteciler Özel Temsilcisi’nin Ukrayna’dan en çok mültecinin gittiği ülkelere yaptığı ziyaretlere dair raporlarda, bu ülkelerde savunmasız durumdaki kişilerden özellikle de cinsel istismar mağduru kadın ve çocukların tespit edilmesi gereğinin vurgulandığına dikkati çekti.

Continue Reading

Facebook