Connect with us

GÜNDEM

Basın-Sen: “Tüm sektörler kapandığında basının gelirleri de sıfırlanacak, hükümet derhal adım atmalı”

Published

on

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir, tüm sektörler kapandığında açık olan basının tüm gelirlerinin de sıfırlanacağı gerçeğinin ortada olduğunu belirterek, “Hükümetten derhal bu konuda adım atmalarını ve 2020 yılında bir çanta erzaka muhtaç bırakılan basın emekçilerini bir daha aynı noktaya getirmemelerini talep ediyoruz” dedi.

Basın Emekçileri Sendikası Başkanı Ali Kişmir, koronavirüse karşı alınan önlemlerin duyurulmasının ardından bir açıklamada bulundu.

Her koşulda en riskli meslek gruplarının başlarında gelen ve görevini sürdüren basın emekçilerinin, pandemi sürecinde de çalışmaya, en doğru haberi topluma aktarmaya devam ettiğini belirten Kişmir, BRT ve TAK’ta gerek rotasyon gerekse de evden çalışma sistemi konusunda halihazırda bir çalışma yapıldığını kaydederek, “Çağrımız özeldeki basın kuruluşlarınadır. Beklentimiz, imkanlarınız çerçevesinde belirtilen kapanma tarihleri arasında rotasyonlu çalışma sistemine geçmeniz, yine mümkün olan şekilde evden çalışılmasına müsade etmenizdir” dedi.

Kişmir, tüm sektörler kapandığında açık olan basının tüm gelirlerinin de sıfırlanacağı gerçeğinin ortada olduğunu belirterek, “Hükümetten derhal bu konuda adım atmalarını ve 2020 yılında bir çanta erzaka muhtaç bırakılan basın emekçilerini bir daha aynı noktaya getirmemelerini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Basın Emekçileri Sendikası Başkanı Ali Kişmir’in açıklaması şöyle:

“Her koşulda en riskli meslek gruplarının başlarında gelen ve görevini sürdüren biz basın emekçileri, pandemi sürecinde de çalışmaya, en doğru haberi toplumumuza aktarmaya ve yine bu haberlerimizle insanlarımızı doğru yönlendirmeye devam ediyoruz. Bilindiği üzere bugün hükümet ülke genelinde tam kapanma kararı almıştır.

BRT ve TAK’ta gerek rotasyon gerekse de evden çalışma sistemi konusunda halihazırda bir çalışma yapıldığını biliyoruz. Çağrımız özeldeki basın kuruluşlarınadır. Beklentimiz, imkanlarınız çerçevesinde belirtilen kapanma tarihleri arasında rotasyonlu çalışma sistemine geçmeniz, yine mümkün olan şekilde evden çalışılmasına müsade etmenizdir.

Öte yandan iş yerine gidecek olan tüm basın emekçilerinin illa tek bir kart ile bunu yapma zorunluluğu yoktur. Yanlış anlaşılma olmaması için altını tekrar çiziyoruz, işe gitmek zorunda olan tüm basın emekçileri örgütlü oldukları basın örgütüne üye olduğunu belirten kartını kullanarak işlerinin başına gidebileceklerdir.

Örneğin dünyanın tüm ülkelerinde geçerli olan ve Kıbrıs’ın kuzeyinde sadece Basın-Sen’in verdiği Uluslararası Basın Kartı bunlardan bir tanesidir. Diğer örgütlerimizin de verdiği kartlar izin belgesi yerine geçmektedir. Bu süreç bir kez daha biz basın emekçilerinin kamu görevi yaptığımızı görmek istemeyen gözlere sokmuştur. Duymak istemeyenlere de duyurmuştur. Fakat işin acı yanı bunu görüp duyanların özel sektördeki basın kuruluşları ile basın emekçilerinin ortaya koydukları kamu görevinin hakkını hala vermemekte diretmeleridir.

Tüm sektörler kapandığında açık olan basının tüm gelirlerinin de sıfırlanacağı gerçeği ortada durmaktadır. O nedenle hükümetten derhal bu konuda adım atmalarını ve 2020 yılında bir çanta erzağa muhtaç bırakılan basın emekçilerini bir daha aynı noktaya getirmemelerini talep ediyoruz.

Son olarak hükümetten diğer bir isteğimiz, bundan böyle basın açıklamalarını 10 gün süreyle ya online yapmaları ya da sadece devlet televizyonu ve devlet ajansını açıklama salonuna alarak bunun tüm basına servis edilmesini sağlamalarıdır. Bu konuda tüm özeldeki basın kuruluşları ile haber sitelerinden de anlayış bekliyoruz. 10 gün boyunca en azami kalabalığı yaratmak ve çalışanları en az risk altında çalıştırmak hepimizin görevi olmalıdır. Aynı şekilde hükümet derhal basın emekçilerinin aşılanma sürecini mutlak bir şekilde başlatmalıdır.

Böylesine riskli bir meslek gurubunun hala aşılanmaması kabul edilebilir değildir. Şimdiden anlayışınız için teşekkür ederiz.”

Continue Reading

GÜNDEM

Vakalar artıyor: 41 vaka

Published

on

“Toplam 6133 test yapıldı, 38’i yerel 41  pozitif vakaya rastlandı, 5  kişi taburcu edildi”

Son 24 saatte yapılan test sayısı 6133 olup, 38’i yerel 41 pozitif vakaya rastlanmış, 5 kişi taburcu edilmiştir.

1 kişi hava yolu ile ülkemize gelmiş, 2 kişi daha önce tespit edilen vakaların temaslılarıdır ve bu süre içinde gözetim altında bulunmaktadırlar. 38 kişi ise yerel vakadır.

36 kişi Lefkoşa, 3 kişi Girne, 1 kişi Gazimağusa Bölgesi’ndendir.

Vakaların bölgelere göre dağılımı

Lefkoşa

Gönyeli – 2 /  Cihangir- 2 / Değirmenlik-1 / Haspolat 27 / Sulariçi-2  / K. Kaymaklı-2

Girne

Girne Merkez -1  / Ağırdağ-1 / Çatalköy-1

Gazimağusa

Maraş -1

1 Mart  2021 Covid-19 genel durumu şöyle:

 

Bugün Yapılan Test Sayısı: 6133

Bugün Saptanan Pozitif Vaka Sayısı: 41

Ülke dışından gelen Vaka Sayısı :  1

Karantinada Pozitifleşen Temaslı Vaka Sayısı: 2

Yerel Vaka Sayısı: 38

İyileşip Bugün Taburcu Edilen Hasta Sayısı: 5

Bugün Kaybedilen Hasta:

Yapılan Toplam Test Sayısı: 548.049

Toplam Vaka Sayısı: 3457

İyileşip Toplam Taburcu Edilen Vaka Sayısı: 3007

Tedavisi Devam Eden Vaka Sayısı: 427

Pandemi Merkezindeki Hasta Sayısı: 86

Pandemi Otellerinde Takip Edilen Vaka Sayısı: 338

Toplam Kaybedilen Hasta Sayısı: 23

Yoğun Bakımda Yatan Hasta Sayısı: 3

Continue Reading

GÜNDEM

Haftalık trafik raporu: 30 kaza; 11 yaralı, 1 ölü

Published

on

Ülke genelinde son bir haftada meydana gelen 30 trafik kazasında, bir kişinin hayatını kaybettiği, 11 kişinin ise yaralandığı açıklandı.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, bu sürede yaşanan trafik kazası sebeplerinin başında süratli araç kullanmak geliyor. Kazaların 9’u süratli araç kullanmaktan, 7’si kavşakta durmamaktan, 5’i dikkatsiz sürüşten, 5’i yakın takipten, 4’ü ise diğer etkenlerden kaynaklandı.

Kazalardan 14’ü Lefkoşa, 7’si Gazimağusa, 6’sı Girne, 1’i Güzelyurt ve 2’si İskele’de meydana gelirken, kazalardaki toplam hasar miktarı 576 bin 300 TL olarak açıklandı.

175 ARAÇ SÜRÜCÜSÜ HAKKINDA İLERİ İŞLEME GİDİLDİ

Öte yandan, son bir haftada polis tarafından ülke genelinde yapılan trafik kontrollerinde, toplam 1517 araç sürücüsünün kontrol edildiği ve suç işlediği tespit edilen 175 araç sürücüsü hakkında ileri işleme gidildiği açıklandı.

Polis, suçların dağılımını şu şekilde açıkladı:

“Sürat (75) , Tehlikeli Sürüş (7), Dikkatsiz Sürüş (14), Seyrüsefer Ruhsatsız Araç Kullanmak (8), S/Ehliyetsiz Araç Kullanmak (3), Alkollü Araç Kullanmak (8), Seyir Halinde iken Cep Telofonu ile Konuşmak (14), Trafik Levha ve İşaretlerine Uymamak (8), Trafik Işıklarına Uymamak (1), Muayenesiz Araç Kullanmak (2), Sigortasız veya Kapsamı Dışında Araç Kullanmak (7), “A” Yol Kullanma İzinsiz Araç Kullanmak (2), “B” Özel İşletme İzinsiz Araç Kullanmak (1) ve 25 diğer trafik suçları.”

Continue Reading

GÜNDEM

Arıklı ve Hanedanlık!

Published

on

Arıklı soy ismi Kafkasya’dan kopup Anadoluya, oradan gaza seferi ile yola çıkarak  Kıbrıs’a göç etmiş ve Kıbrıs’ta gazilik şerefi ile yerleşmiş  ailenin adıdır….

Bu tür ailelere eski Türk tarihinde BEYLİK denirdi…

Beyliğin atası Erhan Arıklının babası CEMAL ARIKLI, Beyliğin gaza ve gazi kahramanı ağabeyisi Orhan Arıklı’dır…

Orhan Arıklı 1974 Barış hareketine katılarak gazilik şerefine ulaşmış ve ailesinin adaya göç serüvenini başlatmıştır.

Göç serüveninin doruk noktası sayın bakan Erhan Arıklı’dır.

Sen kalk  neredeyse 9 ay kışın yaşandığı Kars’ın Ardahan ilçesinde doğ, neredeyse 10 ay yazın yaşandığı Kıbrıs adasına göç serüvenin herkesin dilinde olsun.

Evet Arıklı Ailesi bir Beylik serüveninin vücut bulmuş halidir.

Beyliğin en küçük erkek evladı Erhan Arıklı bu acı ve şerefli göç yolculuğunun doruk noktasıdır.

İlköğrenimini Kars’ta tamamlayıp,  Ortaöğrenimini Kıbrıs’ta tamamlayan Arıklı’nın eğitim serüveni nihayet Prof’luk ile noktalanmıştır.

Türk-Birliği Kültür Merkezi ile başlayan ideolojik  serüveni geldiği coğrafyalarda önemli işler ve hizmetler yapma başarılarına ulaştırmış.

Siyasi kariyeri ise YDP’nin  yeniden dirilmesine ve iktidar ortağı olmasına kadar gitmiştir.

Erhan Arıklı hayatının her dönemindeki mücadelesi ve başarılarını bizzat kendi çabası ve ailesinin desteği ile kısacası ; tırnakları ile kazıya kazıya sağlamıştır.

YDP ‘nin yeniden kurulması ve iktidara gitme sürecini bilen her partili Arıklı’nın bu işin mimarı olduğunu ve arkasındaki yegane gücün ailesi ve YDP’ye inananların olduğunu iyi bilir.

Eski Türk Tarihini bilenler hele hele Kafkasyayı bilenler bu tür çekirdek ailelerin ve sülallerin birbirlerine karşı verdikleri destekleri iyi bilirler.

Arıklı ailesi siyasi alanda Erhan Bey’i kendilerine lider kabul etmiş ve büyüğünden , küçüğüne elini taşın altına koyarak sahaya çıkmıştır.

Parti iktidara gelene kadar  maddi ve manevi anlamda mücadele eden ailesinden Erhan bey bakan olduktan sonra nemalanan bir tek ferdi göremezsiniz.

Hatta ve hatta ailesinde liyakat sahibi olan  her hangi bir akrabasını bile sırf laf gelmesin diye her hangi bir göreve getirmemiştir.

Partiye gönül vermiş olanlar Arıklı’nın ailesinin partililer ile birlikde maddi ve manevi nasıl mücadele verdiğini iyi bilir.

Ama dönüp hiç biri bu hizmet ve sadakatlerinin karşılığını asla beklemediler.

Çünkü onları Kafkasyadan koparıp getiren mefkureleri Milletine hizmet etme aşkı ile doludur.

Çünkü onlar aksakallılarını , analarını , gazi ağabeyilerini bu topraklara gömdüler.

Bu toprakları Türk Milletinin en küçük aile birimi ve soy isimleri ile beyliklerinden biri olarak VATAN kabul ettiler.

Evet Arıklı ailesi ülkemiz siyasi hareketlerinin, YDP’nin temel taşlarından biri olmuştur.

Ama asla HANEDANLIK peşinde olmamış, atalarının mirasını ayaklar altına almamışlardır.
Arıklı ailesi bir beyliktir ve beyliğin bireyleri Erhan Arıklı’nın dağ gibi arkasındadır.

Ve Erhan Bey isterse Başbakan olsun o aile temsilcilerinden her hangi birinin soy ismi ile göreve geleceğini hiç kimse göremeyecektir.

Hatta liyakatın en üst düzeyinde olsalar bile.

“Hanedenlık “ yakıştırması yapanlar partinin bireylerinden ona desteğini görünce YDP’ninde Erhan Arıklı’nın bir ailesi olduğu gerçeği ile yüzleşeceklerdir.

YDP ailesinin her bir ferdi Erhan Arıklı gerçeğinin farkındadır.

Ona ‘HANEDANLIK’ yakıştırması yapanların kurultaydan BEY’in tekrak destek alarak çıkışına şahit olacaktır.

Belki de bu güven tazeleme Kıbrıs’ın kaderini değiştirecektir.

Continue Reading

Trending