Connect with us

DÜNYA

Baba Vanga’nın 2021 tahminleri ortaya çıktı

Published

on

Bulgaristan’da 1911 yılında doğan ve 11 Eylül saldırılarından Çernobil faciasına birçok öngörüsü doğru çıkan kör kahin Baba Vanga’nın 2021 için öngörüleri gündem oldu… İngiliz tabloid basınının aktardığına göre Baba Vanga’nın 2021 için tahminleri ve beklentileri pek de iç açıcı değil.

Corona virüsü salgını, kadın cinayetleri, ekonomik krizi, iklim krizi ve diplomatik gerilimlerle dolu bir yılı geride bırakırken birçok insan 2021’e büyük anlamlar ve umutlar yükledi.

Fakat Bulgaristan’ın meşhur kahini Baba Vanga’nın tahminleri pek de iç açıcı değil… 11 Eylül saldırılarını, Çernobil faciasını, 2004’te Endonezya’daki tsunami felaketini ve Barack Obama’nın seçileceğini öngören Baba Vanga’nın 2021 için beklentilerini ve öngörülerini İngiliz tabloid basını paylaştı.

Henüz genç bir kadınken bir fırtınada görme yetisini kaybeden Baba Vanga, o günden beri kehanetleriyle hem Bulgaristan’da hem de uluslararası kamuoyunda tanınan bir figür oldu.

1996 yılında 85 yaşındayken yaşamını yitiren ve arkasında 21’inci yüzyıl ile bir dizi tahmin ve öngörü bırakan Vanga hakkındaki bir kitap ünlü kahinin birçok felaketi ve olayı önceden tahmin ettiğini aktarmıştı. İngiliz tabloid basını ise Baba Vanga’nın 2021 beklentilerini tek tek sıraladı.

AVRUPA’YA İSTİLA, PUTİN’E SUİKAST

Baba Vanga, aşırıcıların ve radikallerin Avrupa’yı istila edeceğini söylerken, “Aşırıcılar Avrupalılara karşı kimyasal silah kullanacak. Kıtada yaşamın sonuna gelinecek” iddiasında bulundu.

İngiliz Daily Star gazetesinin aktardığı haberde Baba Vanga, Putin’in bu yıl bir suikaste uğrayacağını iddia ederken, kendi ülkesi içerisindeki bir tehditten yaşamını yitireceğini de ekledi.

AFETLER VE EJDERHA

Baba Vanga’nın 2021 ile ilgili en korkutucu yorumu ise, “Dünya afetlerden ve büyük felaketlerden çok acı çekecek. İnsanların bilinci değişecek. Zor zamanlar gelecek ve insanlar inançlarıyla ayrılacaklar” şeklinde oldu.

Baba’nın tahminlerinde bir ejderhadan bahsettiği belirtilirken, Rusya, Hindistan ve Çin’in bu ejderha olabileceği kaydedildi. Bu ejderhanın dünyanın süper gücü olacağını öne süren Baba Vanga, “Güçlü bir ejderha insanlığı ele geçirecek. 3 dev birleşecek bazı insanların kırmızı parası olacak. 100, 5 ve birçok sıfır görüyorum” dedi.

DÜNYA DİNLENECEK

Baba Vanga buna rağmen Dünya’nın dinleneceğini de dile getirdi.

Güneş enerjisi kullanan trenlerin uçacağını iddia eden Baba Vanga, “Petrol üretimi duracak ve dünya dinlenecek” dedi.

Continue Reading

DÜNYA

ABD’de 4. dalga korkusu

Published

on

Corona virüsten en çok etkilenen ülke olan ABD’de yeni mutasyonlar korkutuyor. CDC’den yapılan açıklamaya göre ülkede dördüncü bir dalga yaşanabilir.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Yöneticisi Doktor Rochelle Walensky, Covid-19’a dair önemli bir açıklamada bulundu.

Dr. Walensky, ABD için dördüncü dalga riskinin bulunduğunu savundu. Ülkede günlük yeni vaka seviyesinin 70 bin civarında seyrettiğini belirten Walensky bu sayıların yüksek olduğunu ifade etti.

Ayrıca ülkede günlük ölüm sayıları halen 2 binin üzerinde. Dr. Walensky, “Lütfen beni dikkatle dinleyin. Mutasyon varyantları yayılıyor. Şimdiye kadar elde ettiğimiz bütün kazanımları kaybetmenin eşiğindeyiz. Bu mutasyonlar hem insanlarımız hem de gelişimimiz için gerçek tehlike oluşturuyor” dedi.

Covid-19’un birden fazla mutasyonu bulunuyor. Şimdiye kadar en tehlikeli mutasyonlar İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya’da tespit edildi.

CDC’nin tahminlerine göre bulaş oranı yüksek olan B117 varyasyonu (diğer adıyla İngilitere mutasyonu) ABD’de mart ayında ana salgın haline gelebilir. İngiltere mutasyonunun en büyük ayırıcı özelliği Covid-19’un daha bulaşıcı hale gelmesi.

Hızlı yayılan yeni tür nedeniyle ülkede dördüncü corona virüs dalgası yaşanacağından endişe ediliyor.

ABD’de Covid-19 vaka sayıları 29 milyonu aştı, can kaybı ise 527 binin üzerine çıktı.

Continue Reading

DÜNYA

Küresel karbon emisyonları ekonomik toparlanmayla yeniden artışa geçti

Published

on

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) 2020 emisyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamaya göre, küresel emisyonlar geçen yıl 2 milyar ton azaldı.

Emisyonlardaki toplam düşüşün 1,1 milyar tondan fazlası, azalan petrol tüketimi nedeniyle elde edildi. Geçen yıl petrol talebindeki yüzde 8’lik gerilemenin yarısı ulaştırma, yüzde 35’i ise hava yolu trafiğinin azalmasından kaynaklandı. Öte yandan, 2019’da dünyada petrol kullanımından kaynaklanan emisyonlar 11,4 milyar ton olmuştu.

Geçen yıl elektrik sektörünün neden olduğu emisyonlar ise 450 milyon ton düştü. Bunda, kömür talebinin yüzde 4 azalması, elektrik talebindeki gerileme ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payının tarihteki en yüksek seviyesi olan yüzde 29’a ulaşması temel etkenler oldu. Böylece, geçen yıl küresel emisyonlar, Kovid-19 salgınının yayılmasını önlemek için alınan tedbirler neticesinde yavaşlayan ekonomik aktiviteye bağlı olarak yüzde 5,9 geriledi. Bu oran emisyonlarda İkinci Dünya Savaşı’ndan beri kaydedilen en büyük düşüş oldu. Petrol ve kömür talebindeki büyüme emisyonları artırdı Buna rağmen emisyonlar ekonomik toparlanmanın başlamasıyla yıl sonunda yeniden artışa geçti. Küresel emisyonlar geçen yıl aralıkta 2019’un aynı ayına göre yüzde 2 (60 milyon ton) yükseldi. Özellikle, büyük ekonomilerin emisyonlarının salgın öncesi dönemin üzerine çıktığı görüldü.

Geçen yıl salgının etkilerini atlatarak kısıtlamaları kaldıran ilk büyük ekonomi Çin’in emisyonları 2019’a göre yüzde 0,8 arttı. Hindistan’da emisyonlar geçen yıl eylül ayından itibaren yeniden artış eğilimi gösterdi. Brezilya’da ise ulaşım sektöründe yaşanan toparlanma sonucu petrol talebinin yükselmesi emisyonların son çeyrek itibarıyla artmasına neden oldu. ABD’de geçen yıl emisyonların yüzde 10 gerilemesine rağmen aralıkta 2019’un aynı dönemindeki seviyesine yaklaştı. ABD’deki bu artışta, doğal gaz fiyatları ve soğuk hava şartlarına bağlı olarak kömür tüketiminin yükselmesi etkili oldu.

IEA’ya göre, dünyada seyahat ve ekonomik aktiviteler artmaya başladıkça petrol tüketimi ve emisyonlar yeniden yükseliyor. Elektrikli araçlardaki rekor satış rakamları kara yolu trafiğinden kaynaklanan emisyonları dengelemeye yetmiyor. Paris Anlaşması’ndaki hedeflere ulaşarak küresel sıcaklık artışının 2 derecenin altında sınırlandırılabilmesi için sadece elektrik sektöründen kaynaklanan emisyonların her yıl 500 milyon ton azaltılması gerekiyor. Salgın sonrası yeniden karbon yoğun iş sektörlerine dönüş Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen IEA Başkanı Fatih Birol, küresel karbon emisyonlarında yıl sonunda görülen artışın temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için gerekenin yapılmadığının bir sinyali olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Hükümetler doğru enerji politikalarıyla yeterince hızlı hareket etmezse 2019’u küresel emisyonların zirve yaptığı yıl olarak geride bırakmamız riske giriyor. Geçen yıl martta IEA olarak salgından toparlanma paketlerinin merkezine temiz enerji politikalarını koymaları ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlamaları yönünde çağrı yaptık fakat rakamlarımız gösteriyor ki yeniden karbon yoğun iş sektörlerine dönüyoruz. Bu yıl iklim değişikliğiyle uluslararası mücadele için en önemli yıl ve aslında umutlarla başladı fakat emisyon verilerimiz küresel enerji sistemini hızlı bir şekilde dönüştürmede karşılaşacağımız büyük zorluğun bir göstergesi.

Bu yıl küresel ekonomiye yönelik toparlanma beklentileri dünyanın en büyük ekonomilerinin politikalarında geniş çaplı bir değişiklik olmadan gerçekleşirse, küresel emisyonlar 2021’de yeniden artacak.” Birol, yine de iyimser bakmak için nedenler olduğunu vurgulayarak, “Çin iddialı bir sıfır karbon hedefi belirledi, ABD’de yeni yönetim Paris Anlaşması’na yeniden katıldı ve iklimi politikasının merkezine koydu. Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilir kalkınma planlarında ilerliyor. Hindistan yenilenebilir enerjideki başarısıyla enerji sektörünün geleceğini dönüştürebilir. Birleşik Krallık ise kasımda düzenlenecek 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) daha güçlü bir iklim eylemi oluşturulabilmesi için hareket ediyor.” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

DÜNYA

DSÖ: 2021’de corona virüsü bitmeyecek

Published

on

DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü, koronavirüs salgınının 2021 yılı sonuna kadar sona ermesini beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütün İsviçre’nin Cenevre kentindeki merkezinde video konferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi.

Ghebreyesus, küresel yeni tip Koronavirüs vakalarının 7 haftalık düşüşün ardından ilk kez geçen hafta arttığına dikkati çekti.

Vaka artışlarının Amerika, Avrupa, Güneydoğu Asya ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştiğini aktaran Ghebreyesus, bu durumun kendileri için hayal kırıklığı olduğunu ancak artışa şaşırmadıklarını vurguladı.

Ghebreyesus, ülkelere “Koronavirüs önlemlerinin gevşetilmemesi” çağrısında bulundu.

DSÖ’nün aşı programı COVAX kapsamında Gana ve Fildişi Sahili’nde ilk kez sağlık çalışanlarından, aşılama çalışmalarının başladığını ifade eden Ghebreyesus, bugünden mayıs sonuna kadar COVAX üyesi 142 ülkeye 237 milyon doz aşı tedarik edeceklerini kaydetti.

VİRÜS YENİDEN “SIÇRAMA” YAPABİLİR UYARISI

AA muhabirinin, salgının gidişatına ilişkin sorusunu cevaplayan DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan da “2021 sonunda salgının sona ermesini beklemek çok erken ve gerçekçi değil.” dedi.

Salgına karşı küresel mücadelenin aşı uygulamalarının başladığı 10 hafta öncesine kadar daha iyi durumda olduğunu vurgulayan Ryan, bununla beraber virüsün kontrol altına alınmaya başlandığını söylemek için çok erken olduğu uyarısında bulundu.

Ryan, DSÖ’nün virüsün yayılımını önlemeye odaklandığını belirterek, “Mesele, bizim virüsü kontrol altına almamız ama şu anda kontrol fazlasıyla virüste.” diye konuştu.

DSÖ’nün Koronavirüse karşı mücadele ekibi lideri Maria Van Kerkhove ise salgının ne zaman biteceğine ilişkin bir tahminde bulunmalarının mümkün olmadığını belirtti.

Kerkhove, salgına karşı bilinen tüm önlemlere uyulması gerektiğini aksi takdirde virüsün tekrar “sıçrama” yapacağı uyarısında bulundu.

Continue Reading

Trending