Connect with us

GÜNDEM

AB’den, Ara bölgeye 2 toplumlu güneş parkı fikri

Published

on

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Komisyonu’nun Kıbrıs’ta ara bölgede“her iki toplumun da enerji ihtiyaçlarına katkı sağlayacak iki toplumlu bir güneş parkı oluşturulması fikrini ileri götürdüğünü” açıkladı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Komisyonu’nun Kıbrıs’ta ara bölgede“her iki toplumun da enerji ihtiyaçlarına katkı sağlayacak iki toplumlu bir güneş parkı oluşturulması fikrini ileri götürdüğünü” açıkladı.

Güneydeki haber kaynakları, AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in Kıbrıs Haber Ajansı’nın (KİPE) yazılı sorularına yanıt verdiğini ve Kıbrıs’ta iki toplumlu bir güneş enerjisi parkı kurulması fikrini ileri götürdüklerini açıkladığını aktardılar.

Habere göre, “Kıbrıs’ın birleşmesinden önce doğal gaz konusunda varılacak bir anlaşmayı içeren bir Güven Yaratıcı Önlemler paketinin, Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin, enerji alanında kararlar alma hakkı ile Kıbrıs Türk toplumunun enerji konularında alınacak kararlara katılım arzusunu ne oranda dengeleyebileceği?” şeklindeki bir soruya karşılık Leyen şunları söyledi:

“Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesinde yer alan hidrokarbon kaynaklarının kullanılması konusunda iki toplum arasında varılacak bir anlaşma, örneğin FSRU (sıvı doğal gazı yeniden gaz haline dönüştürme tesisi) yoluyla üretilecek elektrik, Kıbrıs’taki enerjinin idaresine ve Kıbrıs’ın Avrupa elektrik ağıyla nasıl daha iyi bağlanabileceğine dair daha geniş bir görüşmeye teşvik teşkil edebilir.  Doğru uygulanması halinde bu güven yaratıcı önlemin Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini kolaylaştıracağına inanıyoruz”.

Komisyon’un, ara bölgede bir güneş enerjisinden elektrik üretimi tesisi kurulması için iki tarafla çalıştığı şeklindeki bilgilerin ve AB’nin yenilenebilir enerji aracılığıyla işbirliğinin ileri götürülmesinde daha mı aktif olması gerektiğinin sorulması üzerine ise Leyen; “ Komisyon aktiftir. Elektrik şebekeleriyle uyumlu iki toplumlu bir güneş enerjisi parkının oluşturulması için bir ön rapor hazırlanması için gerekli zemini hazırladık. Bunun hayata geçirilmesi, her iki toplumun da enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayabilir” şeklinde konuştu.

“Enerjinin Kıbrıs için temel bir unsur olduğunu ve toplumların birbirlerine yakınlaşmaları için büyük fırsatlar barındırdığını” ifade eden Leyen, “Komisyon’un, bu alanda, aralarında gelecekte bir birleşik enerji sistemi planlarının da bulunduğu çabaları desteklemeye hazır olduğunu” vurguladı.

Leyen, AB’nin Kıbrıs’ın güneyine enerji alanında verdiği desteklerden bahsettiği açıklamasında ayrıca, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğal gaz konusundaki faaliyetleri karşısındaki tutumuna da değindi.

“Türkiye’yle ilişkilerin ve işbirliğinin kalitesinin, gerginliklerin azaltılması ve AB üyesi ülkeleri kışkırtmaktan kaçınılmasına bağlı olduğu konusunda AB’nin tutumunun net olduğunu” dile getiren Leyen; “Türkiye’den, AB veya üye ülkelere yönelik tek taraflı kışkırtmalar veya faaliyetlerden uzak durmasını beklemeye ve istemeye devam ediyoruz. Bu, Türkiye’yle ilişkilerimizin ilerlemesinde kritik önem taşıyor” şeklinde konuştu.

Leyen: “Türkiye, AB’yle hakiki bir ortaklık ilişkisi kurma yönünde yapıcı davranmaz ve uluslararası hukuku çiğneyecek şekilde yeni tek taraflı eylemler ve kışkırtmalara yönelirse, bunun siyasi ve ekonomik sonuçları olacaktır”, dedi.

Leyen söyleşisinin devamında, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB enerji tasarrufuna koyabileceği katkılar ve Rusya’dan doğal gaz ithali konusunda alternatif pazar arayışı gibi konulara ayrıntısıyla değindi.

Advertisement

GÜNDEM

Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarısı…

Published

on

Doğu kesimlerinde yarın yağışların etkili olması bekleniyor

Meteoroloji Dairesi, yağışların yarın ülkenin doğu kesimlerinde kuvvetli olabileceği uyarısında bulundu. Daireden yapılan duyuruda, bu gece yarısından itibaren 24 saat içinde beklenen gök gürültülü sağanak yağışların özellikle doğu kesimlerde kuvvetli olacağı, metrekareye 21 ile 50 kilogram yağış düşebileceği belirtilerek, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşlar ve yetkililerden tedbirli olmaları istendi.

Continue Reading

GÜNDEM

Uyuz Hastalığı hakkında uyarı yapıldı

Published

on

15-20 dakika süren temasla bulaşır. Tedavi 1 hafta arayla iki doz şeklinde uygulanır
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) ülkede son dönemde artış gösterdiğini belirttiği uyuz hastalığı ile ilgili halkı bilgilendirdi. KTTB Yönetim Kurulu üyesi Şenol Beydola yaptığı yazılı açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre uyuz hastalığının dünya çapında yaklaşık 200 milyon insanı etkilediğini, tüm dünyada görülebildiğini ancak sıcak, tropikal ve nüfus yoğunluğu fazla olan ülkelerde daha sık görüldüğünü kaydetti.

Uyuzun, insan gözüyle fark edilemeyen bir parazitin neden olduğu çok kaşıntılı ve bulaşıcı bir deri hastalığı olduğuna dikkat çeken Beydola, “Kişiden kişiye, aynı yatakta yatma ve ortak giysilerin kullanılması gibi 15- 20 dakika süren yakın temasla bulaşır. Sadece tokalaşma ile bulaşması kolay değildir.

Okul, kışla, huzurevi gibi toplu olan alanlarda, bağışıklık sistemi zayıf olanlarda, çocuk ve yaşlılarda bulaşma daha kolaydır” bilgisini paylaştı. -Hastalığın belirtileri Parazit kişiye geçtikten 4-6 hafta sonra ortaya çıkan, özellikle geceleri ve sıcakta artan kaşıntının, hastalığın en önemli belirtisi olduğunu ifade eden Beydola, kaşıntının en çok el parmak araları, el bileğinin iç yüzü, koltuk altları gibi derinin daha ince olduğu bölgelerde şiddetli olduğuna dikkat çekti. Kadınlarda meme uçları ve çevresi, erkeklerde genital bölge kaşıntılarının çok tipik olduğunu vurgulayan Beydola, erişkinlerde avuç içi ve ayak tabanları, yüz ve boyun bölgesi genellikle tutulmazken, bebeklerde ve çocuklarda bu alanlarda da kaşıntı ve hastalığa ait deri bulguları görüldüğüne işaret etti.

Hastalığa ait en belirgin cilt lezyonu, en sık parmaklar arasında gözlenen, parazitin içinde yaşadığı beyaz renkli, 1-10 mm uzunluğundaki tünel olarak adlandırılan yapılar olduğunu belirten Beydola, bunun dışında deride kaşınmaya bağlı kaşıntı izleri, küçük kabarcıklar ve kepekli-kabuklu lezyonlar görülebildiğini kaydetti. -Ne zaman doktora başvurulmalı? Yeni başlayan, özellikle gece artış gösteren, sıcak ortamlarda tetiklenen kaşıntı durumlarında ve uyuz tanısı almış kişilerle temas öyküsü varsa deri ve zührevi hastalıkları uzmanlarına başvurulmasının uygun olacağını belirten Beydola, tedavi yöntemlerini de şöyle sıraladı:

“Uyuz vücuda uygulanan krem ve losyonlar ile tedavi edilmektedir. Tedavi 1 hafta arayla 2 doz şeklinde uygulanır. 2. Doz sonrası tedavi tamamlanmış sayılır. Vücuda sürülerek uygulanacak olan tedavinin tüm vücut yüzeyine herhangi bir boş alan bırakmaksızın uygulanmasına dikkat edilmelidir. Son 1 hafta içinde kullanılmış tüm kıyafet, çamaşır ve nevresim takımlarının en az 60 derecede yıkanması ve ütülenmesi gereklidir. Yıkanamayacak eşyaların ağzı bağlı olan poşet içerisinde 3-4 gün saklanması yeterli olacaktır. Uyuz akarlarının insan vücudu dışında 3-4 günden fazla yaşayamadığı bilinmelidir.

Tedavi başarısını etkileyen en önemli faktör, aynı yaşam ortamını paylaşan tüm aile bireylerinin, o anda aktif şikayeti olmasa bile aynı anda tedavi edilmesidir. Başarılı bir tedavi sonrasında dahi kaşıntı ve hastalık bulgularının 2-6 hafta kadar devam edebileceği unutulmamalıdır.” Hastalıktan korunma yolları Uyuzdan direkt korunmanın tek yolunun hastalık bulaşmış kişilerle yakın temas etmemek ve ortak giysi veya yatak gibi eşyalar kullanmaktan kaçınmak olduğunu vurgulayan Beydola, “Uyuz bulaşını engelleyecek en önemli adım, bulaşan kişiyle yaşayan aile bireylerinin tedavi olmasıdır” dedi. Beydola, okullarda herhangi bir öğrencide uyuz tespit edilmesi durumunda ise, kişiye yakın fiziksel teması olan herkesin şikayeti olsun veya olmasın hemen tedavi edilmesi gerektiğini, tedaviyi aldıktan bir gün sonra çocukların okullarında eğitimlerine devam edebileceğini, pestisit spreyleri ile çevresel ilaçlamanın gereksiz olduğunu ve önerilmediğini ifade etti.

Continue Reading

GÜNDEM

Erdoğan’dan İslam dünyasına çağrı: Zulme sessiz kalmayın

Published

on

İstanbul’da İSEDAK toplantısına katılan T.C. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Dünyanın neresinde bir zulüm varsa çatışma varsa açlıktan ve susuzluktan ölen masum varsa vebali hepimizin üzerinedir” diyerek İslam dünyasına ”Zulme sessiz kalmayın” çağrısında bulundu.
T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 38. Toplantısı Açılış Programı’na katıldı. Erdoğan’ın oradaki konuşmasından öne çıkanlar:

”Bizler paylaşmanın bereketine, dayanışmaya inanan bir medeniyetin mensuplarıyız. Dillerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da aynı büyük ailenin üyesiyiz.

Dünyanın neresinde bir zulüm varsa çatışma varsa açlıktan ve susuzluktan ölen masum varsa vebali hepimizin üzerinedir. Her ailede olduğu gibi fikir ayrılıkları doğabiliyor. İslam ümmeti olarak bizim kardeşliğimiz, her türlü anlaşmazlığın, her türlü fikir ayrılığının üstesinden gelecek güce ve dirayete sahiptir. Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için ilk günden itibaren yoğun çalışma yürüttük. Karadeniz üzerinden tahıl koridoru ve esir takasını hayata geçirerek diplomatik çözümün mümkün olduğunu gösterdik.

11 milyon tonu aşkın tahılın Karadeniz üzerinden sevkini gerçekleştirdik. 19 Kasım’dan itibaren 120 gün uzatılmasını Afrikalı kardeşlerimizin sıkıntısını bir nebze olsun azaltacağına inanıyoruz. Tedarik zincilerindeki kırılmara hala kalıcı çözüm bulunmadı. Faizleri yükselterek enflasyonu kontrol altına alma çabaları henüz beklenen etkiyi veremedi. Hayat pahalılığının sebep olduğu ekonomik sebeplerden hepimiz etkileniyoruz. Bu süreci başarılı bir şekilde yürütsek de zorlukları biz de hissediyoruz.

BATI’YA SERT TEPKİ

Batılı siyasetçilerin oy devşirmek, başarısızlıklarını örtmek için sıkça İslam karşıtlığına başvuruyor. Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar mesele Müslüman kadınlar olunca en faşist uygulamaları devreye almaktan çekinmiyor. Yunanistan’daki Müslüman Türk azınlığına yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalar artarak devam ediyor. İslam ümmetinin ayrılmaz parçası Kıbrıs Türkleri’nin maruz kaldığı ayrımcılıklara karşı destek vereceğinize inanıyorum. Suriye’nin çatışma, insani kriz, terör sarmalından kurtulması için İslam ülkeleri daha güçlü irade koymalı siyasi çözüm çabalarına etkin destek vermelidir”

Continue Reading

Facebook